Hyperbolas türkçesi Hyperbolas nedir

Hyperbolas ingilizcede ne demek, Hyperbolas nerede nasıl kullanılır?

Conjugate hyperbolas : Eşlenik hiperboller.

Conjugate hyperbola : Eşlenik hiperbol.

Hyperbola : Hiperboloit. Hiperbol.

Hyperbole : Söz biliminde bir duyguyu, bir düşünceyi veya bir olayı aşırı derecede büyüterek veya küçülterek anlatma: kalbimin derinliklerinde dalgalanan ummanlar. incir çekirdeği kadar aklı var. bu adam orman ayısı. bu kız peri güzeli vb. Abartı. Abartmak. Mübalağa. Abartma. Büyütme.

Hyperboles : Abartmak. Mübalağa. Abartma. Abartı.

Hyperbolic cosine : Hiperbolik eşdikmelik. Cosh fonksiyonu. Hiperbolik kosinüs. Kosinüs hiperbolik.

Hyperbolic cotangent : Coth fonksiyonu. Hiperbolik kotanjant. Hiperbolik eşteğetlik. Kotanjant hiperbolik.

Hyperbolic cosecant : Hiperbolik kosekant. Kosekant hiperbolik. Csch fonksiyonu. Hiperbolik eşkesenlik.

Hyperbolic function : Hiperbolik fonksiyon.

Hyperbolic functions : Hiperbolik işlevler. Hiperbolik fonksiyonlar.

İngilizce Hyperbolas Türkçe anlamı, Hyperbolas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyperbolas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Figure : Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. İnanmak. Figür. Sayı. Resim. Saymak. Anlamı olmak. Biçim. İfade etmek. Sayar.

 

Inflated : Yüksek. Yükselmiş. Şişirilmiş. Şatafatlı. Abartılı. Şişik. Şişmiş. Görkemli. Gösterişli. Fahiş.

Increased : Büyütülmüş. Yoğunlaştırılmış. Katmerlenmiş. Katlanmış. İlave edilmiş. Artmış. Zamlı. Artırılmış. Arttırılmış. Yükseltilmiş.

Image : Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. Simge. Aynı. Eş. Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü. Tapıncak. İmaj. Yansıtmak. Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi. İmge.

Figure of speech : Söz sanatı. Eğretileme. Mecaz. İstiare. Lafın gelişi. Değişmece. Mecazen. Kelimelerin alışılmadık anlamda veya mecazi anlamda kullanıldığı ifade. Kinaye.

Trope : Kinaye. Ortaçağın dinsel nitelikteki uyaklı dizeleri. Mecaz. Değişmece. Trop.

Exaggeration : Büyütme. İfrat. Şişirme. Abartı. Aşırılık. Mübalağa. İzam. Abartma.

Hyperbola : Hiperboloit.

Hyperbolas zıt anlamlı kelimeler, Hyperbolas kelime anlamı

Decreased : Küçülmek. Eksiltmek. Eksilmek. Düşmek. Azalmak. Azalmış. İnmek. Azaltmak. Azaltılmış. Küçültmek.

Understate : Tefrit etmek. Hafife almak. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Küçük söylemek. Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Küçümsemek.