İşli nedir, İşli ne demek

İşli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Üzeri nakışlı

İşli ile ilgili Cümleler

  • O saat işliyor mu?
  • Avrupa Birliği'nin teorik olarak aynı haklara sahip 23 resmi dili var ama uygulamada yalnızca üç dil işliyor: İngilizce, Fransızca ve Almanca.
  • Zaman aleyhimize işliyor.
  • “Sırma işli bir peştamal.”
  • Adaletin terazisi ters işliyor.
  • Bu koşullara uymayarak suç işliyor olabilirsiniz.

İşli anlamı, tanımı

Ayakkabı işliği : Tiyatroda oyunlar için gereken ayakkabıların yapıldığı yer

Aynalı işlik : Yüzü ile astarı arasına pamuk döşenmiş kadın elbisesi.

Basım işliği : İşlemeliğin basım işine ayrılan bölümü.

Beş oluklu işlik : Beş alıcının birden kullanılabildiği işlik.

Bezem işliği : Bezemlerin yapılması için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu yer.

Boya işliği : Dekorların, bezlerin ve çeşitli donatımlığın boyandığı yer.

Camlı işlik : Sinemanın ilk çağlarında, çevirimde gün ışığından yararlanmak amacıyla her yanı camlı olan işlik.

Dekor işliği : Bir tiyatroda dekorların yapıldığı yer.

Demir işliği : Tiyatroda dekor ve sahne eşyalarına ilişkin demir işlerinin yapıldığı yer.

Giysi işliği : Tiyatroda giysilerin biçilip dikildiği yer.

Haber işliği : Haberlerin hazırlanması ve yayınlanlanmasıyla görevli işlik bölümü.

 

İşli küfte : İçli köfte.

İşlig : İş yeri, atelye. Gömlek. [Bakınız: işlik].

İşlih : Yakasız gömlek.

İşlik : Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. [Bakınız: işyeri]. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

 

İşlik alıcısı : İşliklerdeki çalışmalarda kullanılan, her çeşit karışık çekimleri vinç ya da kaydırma arabaları yardımıyla gerçekleştirmeğe elverişli, büyük boy, ağır alıcı; alıcıların en büyük boyu.

İşlik arsası : Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa.

İşlik aydınlatması : İşlik düzlüğünde yapılan kapalı yer aydınlatması.

İşlik denetliği : Çalışmaların işlikte izlenebilmesinde kullanılan denetlik.

İşlik günü : Çevirimin işlikte yapıldığı günler; işlikte çalışılan günler.

İşlik işçisi : Bezemleri söküp kuran, alıcı devinimlerini kolaylaştıran, uygulamanların çalışmalarına yardım eden kimse.

İşlik sorumlusu : Bir tiyatroda bulunan çeşitli işlikleri denetleyen ve çalıştıran teknik uzman.

İşlik sözleşmesi : Herhangi bir işliğin bir bölümünün ya da tümünün, hizmetleriyle birlikte ya da bunlarsız bir yapımcıya ya da çevirim takımına hangi koşullarla çevirim için kiralandığını belirten sözleşme.

İşlik yönetimi : Bir işliğin çalışmalarının düzenlenmesi, bu çalışmaların yürütülmesi.

İşlik yönetmeni : İşliğin yönetimini üstlenen kimse.

İşlikte canlı yayın : Canlı yayının işlikte gerçekleştirileni; işlikteki izlencenin herhangi bir gereç üzerine saptanmaksızın aynı anda yayına verilmesi. Dışarıda canlı yayının karşıtı.

İşlikte çevirim : İşlik düzlüğünde gerçekleştirilen çevirim.

İşlikte sınama : Sınama salonunda değil düzlükte yapılan, böylelikle oyuncuların ve uygulamanların, izlencenin gerçekleştirileceği yere göre hazırlanabilmelerini sağlayan sınama.

İşlimek : İşlemek.

İzlence işliği : Vericiden önce yer alan ve işliklerden, film yayın aygıtlarından, dışarıda yayın takımından gelen izlence öğelerini birleştiren işlik.

Kırmalı işlik : Ön tarafı süslü erkek gömleği. (Yenikent Aksaray Niğde).

Maket işliği : Maketin yapıldığı iş yeri. Maketlerin hazırlandığı, yapıldığı bölüm.

Marangoz işliği : Tiyatroda dekor ve sahne eşyalarına ilişkin tahta işlerinin yapıldığı yer. İşliklerde marangoz-doğramacının çalışmasına ayrılan bölüm.

Seslendirme işliği : Seslendirme, sonradan seslendirme, sözlendirme, ve benzerleri çalışmaların yapıldığı, ses geçirmez, sesdağılımı düzgün salon.

Sesli işliği : Sesli film çevirebilecek biçimde donatılmış işlik.

Sözlendirme işliği : Sözlendirme çalışmaları için özel olarak hazırlanmış seslendirme işliği.

Sunucu işliği : İşlik düzlüğüne bitişik olan, izlenceleri, haberleri, hava durumunu sunmak, az kişili konuşmaları, görüşümleri yayınlamakta kullanılan ufak işlik.

Diğer dillerde İşleysel yararlılık anlamı nedir?

İngilizce'de İşleysel yararlılık ne demek ? : mechanical advantage