Jaywalks türkçesi Jaywalks nedir

  • Dikkatsizce yürümek.
  • Caddeyi dikkatsizce geçmek.
  • Önüne bakmadan yürümek.

Jaywalks ingilizcede ne demek, Jaywalks nerede nasıl kullanılır?

Jaywalk : Dikkatsizce ve tehlikeli bir biçimde karşıdan karşıya geçmek. Dikkatsizce yürümek. Önüne bakmadan yürümek. Caddeyi dikkatsizce geçmek.

Jaywalked : Önüne bakmadan yürümek. Caddeyi dikkatsizce geçmek. Dikkatsizce yürümek.

Jaywalker : Dikkatsizce yürüyen kimse. Caddeyi dikkatsizce geçen kimse. Önüne bakmadan yürüyen kimse. Caddeyi trafik kurallarına uymadan geçen kimse. Işık ihlali yapan yaya.

Jaywalkers : Dikkatsizce yürüyen kimse. Önüne bakmadan yürüyen kimse. Sokakta koşuşturan insanlar.

Jaywalking : Kırmızıda geçme. Önüne bakmadan yürüme. Kırmızıda geçiş. Dikkatsiz bir şekilde yürüme eylemi. Caddeyi trafik ışığına karşı veya yaya geçidi olmayan bölgeden geçme. Kırmızı ışıkta geçme.

İngilizce Jaywalks Türkçe anlamı, Jaywalks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jaywalks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cover : Güvence. İçermek. Kapsamak. Sakınmalık. Kaplamak. Maskelemek. Bastırmak. Yetmek. Kapamak. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para.

 

Cross : Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Aksi. Geçişmek. İkili te. Geçirmek. Karşıt. Kesişmek. Çarmıh. Öbür tarafına geçmek. Kesişen.

Track : Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzini takip etmek. Koşu yolu. Dingil genişlği. Palet takmak (araç). Geçmek (çöl vb.). Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Pist. Patika. İzlemek.

Get across : Anlaşılmak. Aktarmak. Anlaşılmasına neden olmak. Açıklamak. Anlatmak. Benimsenmek. Zorlukla sıyrılmak. Beğenilmek. Anlaşılmasını sağlamak. Birbirinin karşıtı olmak.

Get over : Geçirmek (hastalık). Aşmak. Yolculuk yapmak. Başa çıkmak. Üstesinden gelmek. Sağlığına kavuşmak. Kurtulmak. Yırtmak. İletmek. Atlatmak.

Cut through : Çapraz kesmek. Daha kısa güzergahtan girmek. Kestirme yol yapmak. Çapraz kesimli.

Cut across : Ötesine gitmek. Üstün olmak. Sınırlarını aşmak. Ötesine geçmek. Geçmek. Karşı gelmek. Geniş kapsamlı olmak. Kestirmeden gitmek. Keseden gitmek. Yolu kısaltmak.

Pedestrian : Ağır. Yaya giden. Yayalara ait. Yaya. Monoton. Banal. Sıradan. Piyade. Yavan. Alelade.

Pass over : Aşmak. Göz yummak. Yok saymak. Boş vermek. Yararlanmak. Es geçmek. Aşırmak. Üzerinden geçmek. Geçmek. İhmal etmek.

Traverse : Bir yandan öbür yana uzanmak. Bir yandan öbür yana geçmek. Zikzak. Dikkatle incelemek. Bir uçtan diğerine çizmek. Çapraz. Çaprazlama geçmek. İçinden geçmek. Her iki yöne hareket ettirmek. Katetmek.

Jaywalks synonyms : jaywalk, jaywalked, footer, walker.