Jeans türkçesi Jeans nedir
Jeans ile ilgili cümleler
English: Ali hung the three pairs of wet jeans on the clothesline.
Turkish: Ali çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.
English: Ali often wears jeans and a leather jacket.
Turkish: Ali genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.
English: Ali can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Turkish: Ali yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.
English: Ali can hardly fit into the jeans he bought last year.
Turkish: Ali geçen yıl aldığı pantolona güçlükle sığabildi.
English: Ali was wearing jeans and a T-shirt.
Turkish: Ali kot ve tişört giyiyordu.
Jeans ingilizcede ne demek, Jeans nerede nasıl kullanılır?
Jeans suit : Blucin takım. Kot kumaşından dikilmiş gençlere özgü tarzı olan takım.
Blue jeans : Mavi kot kumaştan yapılan pantolon. Blucin.
Jean baptiste joseph fourier : Isı iletimini araştıran fransız matematikçi ve fizikçi. Baron jean baptiste joseph fourier (1768-1830).
Jean de la fontaine : Ezop masalları yazarı. (1621-1695) fransız şair.
Jean descemet : Fransız doktor ve anatomist. Jean descemet (1732-1810).
Serjeant at arms : Oturum güvenlik görevlisi.
Serjeancy : Çavuş rütbesi. Astsubaylık rütbesi. Çavuşluk rütbesi. Çavuş pozisyonu.
Jean : Cin. Nevada eyaletinde şehir. Cin kumaş. Cin pantolon. Kot. Kot pantolon. Blucin.
Jeannette : Pensilvanya eyaletinde şehir. Kadın ismi.
Serjeant : Saray görevlisi (londra). Astsubay. Londra belediye memuru. Çavuş. İngiliz mahkemelerinde görev yapan yüksek dereceli bir avukat. Yüksek dava vekili.
İngilizce Jeans Türkçe anlamı, Jeans eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jeans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Desperate measure : Aşırı önlem.
Jean : Cin. Cin kumaş. Nevada eyaletinde şehir. Cin pantolon.
Denim pants : Kottan yapılan pantolon.
Tooth : Dişle kaplamak. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Sevme (yemek). Damak zevki. Pütür. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tırtık. Dişlemek. Sert yüzey (kağıt vb.). Pütürlü yapmak (kumaş ).
Dint : Çizgi. İz. Çizik. Ufak oyuk. Çentik. Kuvvet. Ufak çukur. Ufak çukur açmak.
Instrument : Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Gereç. Belge. Çalgı. Belli fiziksel ya da kimyasal özellik değişimlerini ölçmeye yarayan, yalın ya da karmaşık ölçüm gereci. örn. sıcaklıkölçer, ph-ölçer. İzleç. İnstrument. Alet. Döküman. Aygıt.
Stepping stone : Üzerine basılarak karşıya geçilen taş. Sıçrama tahtası. Atlama tahtası. Vasıta. Atlama taşı.
Denim : Ç.blucin. Kot kumaşı. Kot kumaş. İş elbiselik kumaş. Kaba pamuklu kumaş. Blucin kumaşı.
Blue jeans : Mavi kot kumaştan yapılan pantolon.
Jeans synonyms : open sesame, a pair of dungarees, wings, fast track, salvation, implementation, altitude, road, instrumentality, code, escape, denims, way, tool, effectuation, instrumentation, voice, a pair of denims, expedient, agency.

Bu kısımda Jeans kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jeans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jeans anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jeans ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.