Jewish türkçesi Jewish nedir

Jewish ile ilgili cümleler

English: I have a Jewish neighbor.
Turkish: Yahudi bir komşum var.

English: In 1948, a Jewish state was founded.
Turkish: 1948'de bir Yahudi devleti kuruldu.

English: Learning and cherishing data are not just the domain of Jewish people.
Turkish: Bilgiye değer verip öğrenmek Yahudilerin tekelinde değildir.

English: Dustin Moskovitz is a Jewish entrepreneur. He is one of the co-founders of Facebook.
Turkish: Dustin Moskovitz, Yahudi bir girişimcidir. O, Facebook'un kurucularından biridir.

English: He's a Jewish American.
Turkish: O Amerikalı bir Yahudi.

Jewish ingilizcede ne demek, Jewish nerede nasıl kullanılır?

Jewish agency emissary : Yahudi ajansı temsilcisi. İsrail'e göçü kolaylaştırmak için yurtdışına gönderilen yahudi ajansı çalışanı.

Jewish agency for israel : İsrail için yahudi ajansı. İsrail'e göçü ve israil'in yahudilerin anavatanı olarak yeniden yapılandırılmasını destekleyen uluslararası ajans.

Jewish agency leadership : Yahudi ajansı başkanının pozisyonu. Yahudi ajansı başkanlığı.

Jewish american princess : Jap (küçük düşürücü argo). Yahudi-amerikalı prenses. Lüks hayat hakkına sahip olduğunu düşünen zengin yahudi-amerikalı kadın.

 

Jewish brigade : İngiliz ordusunda filistin'e göç etmek isteyen holokost katliamından kurtulanlara yardım eden yahudi askeri birliği. Yahudi tugayı.

Jewish era : Musevilerin kullandığı takvime dayanan hesap. İbrani tarih hesabı.

Jewish enlightenment : Yahudi toplumu içerisinde laik bilgi verilmesini destekleyen. Haskalah. 18'inci ve 19'uncu yüzyıl yahudi felsefi hareketi. Yahudi aydınlanması.

Jewish customs : Yahudilerin gelenekleri ve dini törenleri. Yahudi gelenekleri.

Jewish community : Yahudi cemaati. Yahudi dinini uygulayan insanlar grubu. Yahudi toplumu. Yahudi nüfusu.

Jewish food : Yahudi yiyecekleri. Yahudi halkının geleneksel yemekleri.

İngilizce Jewish Türkçe anlamı, Jewish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jewish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Semite : Sami. Sami ırkından kimse.

Judaical : Yahudiliğe ait ya da ilgili olan. Musevilikle ilgili. Yahudi halkına ait ya da ilgili olan.

Jewing : Sıkı pazarlık yapmak. Yahudilik inancına mensup kişi. İbrani.

Israelites : İsrailli.

Yid : Museviler için kullanılan aşağılayıcı sözcük.

Kikes : Yahudi (kötü).

Jewed : Yahudilik inancına mensup kişi. İbrani. Sıkı pazarlık yapmak.

Levite : Levi kabilesinden kimse.

Israelite : İsrailli.

Jew : Sıkı pazarlık yapmak. İbrani. Kazıkçı satıcı. Yahudilik inancına mensup kişi. Tefeci.

Jewish synonyms : judaeo, kike, judaic, hebrew, hebrews, bagel bender.

Jewish ingilizce tanımı, definition of Jewish

Jewish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characteristic of or resembling the Jews or their customs. Israelitish. Of or pertaining to the Jews or Hebrews.