Jima türkçesi Jima nedir

  • Kuzeybatı etiyopya'da bir şehir.

Jima ile ilgili cümleler

English: Mr Kojima had a smoke after breakfast.
Turkish: Bay Kojima kahvaltıdan sonra bir sigara içti.

English: In addition to English, Mr. Nakajima can speak German fluently.
Turkish: Bay Nakajima İngilizceye ek olarak Almancayı akıcı biçimde konuşabiliyor.

English: Tajima went to London by way of Paris.
Turkish: Tajima Paris yoluyla Londra'ya gitti.

Jima ingilizcede ne demek, Jima nerede nasıl kullanılır?

Jim carrey : James eugene carrey (1962 doğumlu). Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu.

Jim crow : Zenci (hakaret). Bükme tezgahı. Ray bükme tertibatı. İki taraflı planya tezgahı. Ray kıvıracı. Irkçı. Zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel. Zenci düşmanı.

Jim crow car : Zenci vagonu.

Jim crow law : Afroamerikalılara karşı yapılan yasal ırk ayrımı. Jim crow yasası.

Jim dandy : Hoş bir şey. Zevkli bir şey.

Jimmies : Ufak levye ile açmak (hırsızların kullandığı). Levye. Penis. Zorlamak. Baş. Domuztırnağı. Maymuncuk. Levye ile açmak. Serpinti. Açmak.

Jimjams : Stres. Pijama. Endişe. Sinirlilik. Gerginlik (argo terim).

Jimmied : Levye ile açılmış. Levye ile açmak.

Jimmy cagney : Yankee doodle dandydeki rolüyle en iyi erkek oyuncu 1942 akademi ödülü sahibi. (1899-1986) amerikalı sinema oyuncusu.

 

Jiminy : Heyecan haykırışı. Kibar şaşkınlık nidası.

İngilizce Jima Türkçe anlamı, Jima eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jima ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mouth : Dudaklarını kıpırdatmak. Geme alıştırmak. Giriş yeri. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Dudak bükmek. Ağız. Tane tane söylemek. Dırdır etmek. Zırlamak. Boğaz.

Porta : Kapı.

Orifice : Ağız. Orifıs. Göz. Meme. Azaltıcı. Dar kanal. Ölçme deliği. Delik.

Opening : Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Açıklık derecesi. Genişlik derecesi. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi.

 

Oral cavity : Ağız içindeki boşluk. Ağıziçi boşluğu. Oral boşluk. Ağız boşluğu.

Jima synonyms : vulvar slit, rima vestibuli, uto aztecan language, rima pudendi, urogenital cleft, rima glottidis, rima respiratoria, rima oris, rima vulvae, true glottis, rima vocalis, uto aztecan, false glottis, oral fissure, glottis vera, pudendal slit, pudendal cleft, glottis spuria, pudendal cleavage.