Journalizm türkçesi Journalizm nedir

  • Gazetecilik.
  • Gazetelerde yayınlama yazma ve çalışma mesleği.
  • Haber muhabirinin mesleği (ayrıca journalism olarak da yazılır).

Journalizm ingilizcede ne demek, Journalizm nerede nasıl kullanılır?

Journalize : Betimlemek. Yevmiye defterine kayıt yapmak. Yevmiyeye kaydetmek. Gazetecilik alanında çalışmak. Kayıt tutmak. Gazetecilik yapmak. Kaydetmek. Belgelemek. Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalise). Rapor etmek.

Journalized : Günlük yazmak. Günlük tutmak. Kayıt tutmak. Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalise). Belgelemek. Kaydı tutulmuş. Betimlemek. Kaydetmek. Rapor etmek. Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik).

Journalizing : Betimlemek. Kaydını tutma. Günlük yazmak. Gazetecilik alanında çalışmak. Günlük tutmak. Rapor etmek. Kaydetme. Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalise). Kayıt tutmak.

After lock journalizing : İşlem sonrası günlükleme.

Before look journalizing : Yapmadan önce inceleme.

Journalist : Gazeteci. Jurnalist. Gazeteci yazar.

Journalism : Gazetecilik. Basın. Habercilik.

Journalier cost : Tarihsel tümdeğer. Ödenirken giderleri gerçekleşen ödemeler ile ya da buna eş araçlarla ölçülen tümdeğer.

Journalistically : Gazeteciliğe ait olarak. Gazeteci bakış açısı ile. Gazetecilere özgü olarak. Gazeteciliğe özgü bir şekilde.

 

Journalistic : Gazetecilere özgü. Gazetecilikle ilgili.

İngilizce Journalizm Türkçe anlamı, Journalizm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Journalizm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Photojournalism : Resimli gazetecilik. Fotoğraf gazeteciliği. Fotograf gazeteciliği. Resim ağırlıklı gazetecilik.

Writer : Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse. Redaktör. Yazdırma programı. Yazar. Yazıncı. Muharrir. Müellif. Opsiyon satan kişi veya kuruluş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yazan.

Editorialist : Editörlerin veya yayımcıların fikrini sunan makaleler yazan kimse. Editoryal yazılar yazan gazeteci. Editoryal yazılar yazan kimse.

Newspaperman : Gazete yazarı. Gazete sahibi. Gazeteci. Gazeteci yazar.

Copy : Yapım modeli ya da resim olarak kullanmak için, güzel sanat yapıtlarını olduğu gibi alma. Nüsha. (sınavda) kopya çekmek. Taklit etmek. Kopya çekmek. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Çoğaltı. Kopyalamak. Çoğaltmak. Kopyası çıkarılabilmek.

Tab : Askı. Kayış. Flapa. Ödemek. Brit. Spolet. Yafta. Şerit. Çıkıntı.

Scribe : Fakih. Çizici. Yazar (aşağ.). Yazar. Yazmak. Yazıcı. Yazman. Katip. Gazeteci (aşağ.). Çizici ile işaretlemek.

Photojournalist : Foto muhabiri.

Columnist : Sütun yazarı. Fıkra yazarı. Gazete köşe yazarı. Fıkracı. Köşe yazarı.

 

Author : Yazar. Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse. Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi.

Journalizm synonyms : broadcast journalist, sports writer, print media, news media, journalism, newswriter, newspaperwoman, tabloid, correspondent, pressman, fleet street, sob sister, penman, gazetteer, scribbler, yellow journalism, sportswriter.