Jugular vena türkçesi Jugular vena nedir
- Jugular ven.
- Balıklarda başın ventralindeki toplardamarların birleştiği bir çift damar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Jugular vena ingilizcede ne demek, Jugular vena nerede nasıl kullanılır?
Jugular : Korunmasız taraf. Jugular tip. Bazı balıklarda karın yüzgecinin göğüs yüzgecinden daha önde yer alması durumu. Boyuna ait.
Vena : Vena labiyalis dorsalis. Atgillerde, v. obturatoriadan penis için ayrılan toplardamar. V. cava caudalisten yumurtalık için ayrılan ve mesovarium yoluyla yumurtalığa ulaşan sağ ve sol toplardamarlar. Vena rekurrens ulnaris. Etçillerde, domuzda ve geviş getirenlerde v. iliaca internadan; atgillerde v. glutea caudalisten çıkanlaynı adlı atardamarla birlikte, incisura ischiadica major'dan geçerek gluteus kaslarında dağılan toplardamar. Vena penis mediya. Etçillerde ve geviş getirenlerde v. vaginalisten, atgillerde v. vesicalis caudalisten rektum için ayrılan toplardamar. Vena ovarika dekstra ve sinistra. V. axillaris'in alt yöndeki devamı, vena brakiyalis. Vena submentalis.
Jugular pelvic fins : Kemikli balıkların (teleostei) bazı türlerinde görülen pektoral yüzgeçlerin önünde bulunan kann yüzgeci. Jugular pelvik yüzgeçler.
Jugular vein : Boyunda bulunan en büyük damar. Şahdamarı. Boyun toplardamarı.
Jugulars : Boyun. Boyun ile ilgili. Boğaz. Şahdamarı. Jugüler. Boğaz ile ilgili. Boyuna ait. Juguler ven.
Avena : Yulaf. Çayır yulafı.
İngilizce Jugular vena Türkçe anlamı, Jugular vena eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jugular vena ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Acacia : Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Jugular vena synonyms : a chromosome, abo blood groups system, abiotic factor, abramis zone, a cell, aardwolf.

Bu kısımda Jugular vena kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jugular vena ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jugular vena anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jugular vena ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.