Jugulars türkçesi Jugulars nedir

  • Şahdamarı.
  • Jugüler.
  • Boğaz ile ilgili.
  • Boyuna ait.
  • Boğaz.
  • Boyun.
  • Juguler ven.
  • Boyun ile ilgili.

Jugulars ingilizcede ne demek, Jugulars nerede nasıl kullanılır?

Jugular pelvic fins : Jugular pelvik yüzgeçler. Kemikli balıkların (teleostei) bazı türlerinde görülen pektoral yüzgeçlerin önünde bulunan kann yüzgeci.

Jugular vein : Boyunda bulunan en büyük damar. Şahdamarı. Boyun toplardamarı.

Jugular vena : Balıklarda başın ventralindeki toplardamarların birleştiği bir çift damar. Jugular ven.

Negative jugular pulse : Negatif ven nabzı. Atriyum ven nabzı. Kalbin sağ kulakçık kontraksiyonu sırasında vena cava’ların köklerinde kapak bulunmadığından kulakçık kanının bir kısmının tekrar v. cava’ların içine kaçması ve en azından periferden sürekli olan venöz akımının göğse yakın v. jugularis kısmında geçici olarak kesilmesine istinaden damarda belirgin bir kabarmanın gözlenmesi, atriyum ven nabzı. aşağıdan yukarıya doğru olan ve nabız hissini veren bu kabarma aslında nabız değil, bir dalgalanmadır.

Positive jugular pulse : Trikuspital kapak yetersizliğinde karıncık sistolü sırasında sağ kalp yarımında bulunan kanın bir kısmı, trunkus pulmonalise pompalanacağı yerine yetersiz kapak nedeniyle etkin olarak büyük toplardamarlara doğru geri atılması sonucu sistol sırasında kanın vena yugularis’e doğru aktığının hissedilmesi, ventrikü ven nabzı. Pozitif ven nabzı.

 

Foramen jugulare : Foramen yugulare. Etçillerde ve geviş getirenlerde os occipitale’nin pars basilaris’i ile piramit kemiği arasında ve arkada bulunan delik.

Jugulated : Boğmak. Çok şiddetli tedavi uygulanarak gelişimi durdurulmuş. Önlemek. Durdurmak.

Jugulates : Önlemek. Boğmak. Durdurmak.

Jugular : Korunmasız taraf. Jugular tip. Boyuna ait. Bazı balıklarda karın yüzgecinin göğüs yüzgecinden daha önde yer alması durumu.

Pseudojugular pulse : V. jugularis’in altında bulunan a. carotis communis nedeniyle jugular toplardamarın titreşimiyle belirgin olay, psödo ven nabzı. Yalancı ven nabzı. Psödo ven nabzı.

İngilizce Jugulars Türkçe anlamı, Jugulars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jugulars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aorta : Besleyici atardamar. Kanı vücuda taşımak üzere kalpten çıkan büyük atardamar. aort. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana atardamar. Aort. Aort damarı. Kalbin sol karıncığından çıkan, kanı kalpten vücudun diğer bölgelerine sevk eden büyük atardamar, aorta. Anadamar. Şahdamar.

Col : Kor. Dağ geçidi. Geçit. Süt. Ko. Vadi. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kol.

Necks : Boyun (şişede). (giyside) yaka. Berzah. Yiyişmek. Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi). Koklaşmak. Sarılmak. Sarmaş dolaş öpüşmek. Sarmaş dolaş olmak.

Weak spot : En zayıf ve en ağrılı olan kısım. Zayıf taraf. Yumuşak karın. Zayıf nokta. En az iyi çalışan özellikteki.

 

Constricts : Sıkmak. Baskı yapmak. Sıkıştırmak. Kısmak. Büzme. Daraltmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Kısıtlamak. Büzmek.

Aortas : Ana atardamar. Aort damarı. Besleyici atardamar. Anadamar. Şahdamar. Aort.

Collum : Kollum.

Walnut tree : Ceviz. Ceviz ağacı.

Walnut : Ceviz ağacı. Yangak. Koz. Ceviz tahtası. Cevizin kerestesi. Kansas eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Ceviz rengi. Ceviz.

Neckings : Sarmaş dolaş olma. Sarmaş dolaş öpüşme. Belverme. Kolon pervazı.

Jugulars synonyms : persian walnut, family juglandaceae, juglans nigra, walnut family, genus juglans, juglans regia, black hickory, circassian walnut, california black walnut, magnoliopsid genus, english walnut, juglans cinerea, weak part, black walnut tree, butternut tree, dicot genus, juglans californica, english walnut tree, juglandaceae, cervical, gregory, cervices, constrictor, defile, constriction, gorges, cervix, defiles, cervixes, jugular, carotid, esophagus, scrags.

Jugulars zıt anlamlı kelimeler, Jugulars kelime anlamı

Jugulars antonyms : good part.