Necks türkçesi Necks nedir

  • Sarmaş dolaş olmak.
  • Sarılmak.
  • Berzah.
  • Boyun (şişede).
  • Dil.
  • Yiyişmek.
  • Koklaşmak.
  • Boyun.
  • Sarmaş dolaş öpüşmek.
  • Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi).
  • (giyside) yaka.

Necks ile ilgili cümleler

English: Giraffes have very long necks.
Turkish: Zürafaların çok uzun boyunları var.

English: Some people are up to their necks in debt.
Turkish: Bazı insanlar gırtlaklarına kadar borçta.

English: The water came up to our necks.
Turkish: Su boynumuza kadar çıktı.

English: The girls wore grass skirts and had flowers around their necks.
Turkish: Kızlar çim etekler giyiyordu ve boyunlarında çiçekler vardı.

English: Had the elephant and the giraffe not had common ancestors, how might one possibly have observed that they had an exactly equal number of vertebrae in their necks?
Turkish: Fil ve zürafanın ortak ataları olmasaydı biri onların boyunlarında tam eşit sayıdaki omurgaya sahip olduklarını muhtemelen nasıl fark edebilirdi?

Necks ingilizcede ne demek, Necks nerede nasıl kullanılır?

Bottlenecks : Dar geçit. Darboğaz. Tıkanıklık.

Crooknecks : Eğriboyun kabak. İnce uzun kıvrık boynu ve hafif siğil şeklinde kabuğu olan sarı kabak. Eğriboyun kabak veren bitki.

Leathernecks : Amerikan deniz piyadesi. Deniz eri. Deniz eri (amerikan ingilizcesi). Bahriye askeri.

 

Littlenecks : Küçük deniz tarağı.

Roughnecks : Petrol işçisi. Külhanbeyi. Dağ ayısı. Bıçkın. Kabadayı. Şehir eşkıyası. Maganda. Hödük. Dayı.

Rubbernecks : Merakla bakınmak. Geziye çıkmış kimse. Turist. Merakla bakınan tip. Geziye katılmak. Tura katılmak. Meraklı. İngilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade.

Neck angle : Telli çalgılarda sap gövdeye oturtulurken sapa verilen açı. Sap açısı.

Neck cavity : Telli çalgıların gövdesi üzerinde, sap topuğunun oturtulacağı yerde açılan yuva. Sap yatağı.

Neck and crop : Hepsi birden. Olduğu gibi. Hep beraber. Palas pandıras. Bütün bütün. Tamamen. Tamamiyle. Bütünüyle.

Neck and heels : Her şey ve hızlı bir şekilde.

İngilizce Necks Türkçe anlamı, Necks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Necks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pharynx : Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Farenks. Yutak. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Gırtlak. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boğaz. Farinks.

 

Language : Lisan. Dili. Edebiyat. Mesleki dil. Konuşulur.

Clasping : Tutturmak. Kucaklamak. El sıkışmak. Kopçalamak. Kavramak. Bağlamak. Sıkıca tutmak. El ele tutuşmak. Tokalamak.

Thymus : Boyun altı bezi. Timüs. Timus. Kekik. Özden.

Organic structure : Organik yapı.

Cervical vertebra : Boyun omuru. Boyun omuru (tıp).

Clinch : Yapışma. Kucaklaşma. Yakın dövüş. Yapışmak. Perçinlenmiş çivi. Kucaklaşmak. Boks birbirine sarılmak. Perçinlemek. Sıkı tutmak. Sıkıştırılmış cıvata.

Langue : Yeti. Toplumsal dil. Lisan. Bir toplumda iletişim sistemi olarak görülen dil (gramer, kelime hazinesi ve telaffuz dahil). Dil dizgesi.

Parlances : Konuşma tarzı. Tabir. Deyim. Dil (özel). Jargon. Deyiş.

Canoodle : Okşamak. Kucaklamak. Bağrına basmak.

Necks synonyms : arteria carotis, areteria cervicalis, scrag end, sternocleidomastoid, sternocleidomastoid muscle, vena jugularis, bull neck, sternocleido mastoideus, external body part, musculus sternocleidomastoideus, cervical artery, dewlap, glosso, dialect, neckings, col, throat, neck bone, clappers, necking, cervical, jugular, lingoes, clasps, clasp, collum, clips, snog, cut of meat, isthmuses, clinches, clapper, cut.

Necks zıt anlamlı kelimeler, Necks kelime anlamı

Uninvolved : Dahil olmayan. Bir parçası olmayan. Dahil olmamış. Taraf olmamış.