Bottlenecks türkçesi Bottlenecks nedir

Bottlenecks ingilizcede ne demek, Bottlenecks nerede nasıl kullanılır?

Bottleneck analysis : Darboğaz analizi. Darboğaz çözümlemesi.

Bottleneck street : Darboğaz. Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol.

Expansion bus bottleneck : Genişletilmiş veri iletim kanalı tıkanıklığı. Genişletilmiş veri iletim kanalı boyunca nakledilen bilgilerin yığılması.

Foreign exchange bottleneck : Döviz darboğazı. Ülkenin belirli bir dönemde döviz giderlerinin artması ve/veya gelirlerinin azalması yüzünden ciddi bir döviz sıkıntısı içine düşmesi.

Bottleneck : Tıkanıklık. Boğum yeri. Darboğaz. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Şişe boynu. Daralmış yol. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık. Dar geçit. Dar boğaz. Engel.

Bottlenose : Gagalı balina. Şişe burunlu yunus. Çoğunlukla kuzey atlantik'te ve akdeniz'de rastlanan ve kısa ve şişeye benzer bir burnu ile büyük bir gövdesi olan bir yunus türü. Gagalı yunus. Gagalı atlantik yunusu.

 

Atlantic bottlenose dolphin : Atlantik yunusu.

Bottlenose whale : Gagalı balina. Balinalar (cetacea) takımının, gagalı balinagiller (ziphiidae) familyasından, 6-9 m kadar uzunlukta, sırt yüzgeci küçük, sırtı koyu kül rengi kara, karnı açık kül rengi ak, kuzey atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür.

İngilizce Bottlenecks Türkçe anlamı, Bottlenecks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bottlenecks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bottleneck street : Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol.

Bottleneck : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık. Daralmış yol. Mani. Şişe boynu. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Boğum yeri. Şişe boğazı.

Defile : Bulaştırmak. Kötüye kullanmak. Tek sıra halinde yürümek. Dar boğaz. Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol. Bozmak. Pisletmek. Boğaz. Kirletmek. Kutsal birşeye saygısızlık etmek.

Deadlock : Sürgü kilit. Hareketin tamamen durması. Çıkmaza girmek. Yerinde saymak. Tıkanmak. Durgunluk. Çıkmaz. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Sürmeli kilit.

Blockage : Tıkama. Abluka. Tıkanma. Muhasara. Tıkayıcı şey. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Blokaj. Durdurum.

 

Narrows : 2 burun arasında yasak bölge olan su geçidi. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Karık. Dar boğaz.

Throating : Boğaz. İmik. Gerdan. Ümük. Oyuk damlalık. Gırtlak. Boğum. Spaut.

Defiles : Kutsal birşeye saygısızlık etmek. Tek sıra halinde yürümek. Dar boğaz. Boğaz. Bozmak. Lekelemek. Kötüye kullanmak. Pisletmek. Kirletmek.

Holdup : Kıpırdama bu bir soygundur. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Silahlı soygun. Engel. Soygun. Durdurma. Silahla soygun. Tutma. Gecikme.

Constrictions : Boğaz. Sıkma. Büzülme. Daraltma. Daralma. Kesit daralması. Sıkışıklık. Büzme. Kısıtlama.

Bottlenecks synonyms : chokepoint, blocking, venturis, holdups, congestions, portion, blockages, throat, airlessness, being choked up, lane, deadlocks, congestion, atresia, venturi, part, dead lock, narrow pass, throats, narrowing, constriction, narrow, clogging, strait.

Bottlenecks zıt anlamlı kelimeler, Bottlenecks kelime anlamı

Widen : Açmak. Bollaştırmak. Genişletilmek. Açılmak. Bollaşmak. Genişletmek. Tevsi etmek. Genişlemek.