Throating türkçesi Throating nedir
Throating ingilizcede ne demek, Throating nerede nasıl kullanılır?
Throatiness : Sesin gırtlaksı boğuk özelliği. Gırtlaksı ses.
Throatier : Gırtlağından konuşan. Gırtlaktan gelen (ses). Gırtlaksı.
Throatiest : Gırtlağından konuşan. Gırtlaktan gelen (ses). Gırtlaksı.
Throatily : İştahlıca. Gırtlaktan gelen bir sesle. Gırtlaksı bir şekilde. Kısık kaba bir sesle. Düşük boğuk bir sesle.
Throat cancer : Gırtlak kanseri.
Cut throat competition : Yıkıcı rekabet. Aksak rekabet piyasasında üretim yapan firmaların ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını yıkıcı fiyatlandırma yöntemiyle belirleyerek yaptıkları rekabet.
Cut throat : Canavar ruhlu. Acımasız. Kalpsiz. Katil. Öldürücü. Zalim ve canavar ruhlu kimse. Ölüm saçan.
Cleared his throat : Boğazını temizlemiş. Boğazındaki balgamı gidermek için küçük bir öksürme yapmış.
Frog in the throat : Ses kısıklığı. Boğukluk (ses veya diğer sesler hakkında). Ses kısılması. Boğazına bir şey takılma.
Where is the nearest throat specialist : En yakın boğaz uzmanı nerede.
İngilizce Throating Türkçe anlamı, Throating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constrictor : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıkıcı adele. Konstriktör. Büzücü. Büzücü, sıkıcı. Konstriktor. Boa yılanı. Sıkıcı adale. Çekici ya da kısaltıcı olan.
Rhythmical : Tartımlı. Dizemli. Ölçülü. Tartımsal. Ritmik. Uyumlu. Dizemsel.
Gate : Bir ya da birden çok girişi ve bir çıkışı olan mantıksal öğe. bk. ve geçidi, ya geçidi. Kovma. İşten çıkarma. Kapı. Geçit. Kanal kapağı. Parçacık sayaçlarında birçok atım girdilerinden yalnız belirli bir erkesi olan öbeğe çıktı verecek biçimde düzenlenmiş çevrim. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kapak.
Pulsation : Atınım. Zonklama. Vuru. Titreme. Sarsma. Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalp vuruşu. Vuruş. Titreşme. Titreştirme.
Guttural : Gırtlaksı ses. Gırtlakla ilgili. Gırtlaksı. Gırtlaksı (ses). Gırtlak ile ilgili. Boğuk. Gırtlak sesi. Dil sırtının tümseklenip ön veya art damağa yaklaşması veya dokunması ile çıkarılan ünsüz türleri: kesmek, gezmek, ekmek, kalın, atkı, yoğurt, yiğit, banka, yonga kelimelerindeki k / k /, g / g, ğ ve n ünsüzleri gibi. bunlardan k / g, dil sırtının ön tarafı ile ön damak arasında boğumlandıkları için ön damak ünsüzleri; k / g ünsüzlüre de dil sırtının arka tarafı ile art damak arasındaki bölgede soğumlandıkları için art damak ünsüzleri adlarını alırlar. ğ ve n ünsüzleri her iki türde de yer alır. boğumlanma noktaları, hece kurdukları ünlülerin kalın veya ince oluşu ile ayarlanır: eğer, ağar, zengin, yangın gibi. Damak ünsüzü.
Throb : Titreşmek. Zonklamak. Nabız gibi atmak. Çarpmak (kalp). Hızla vurmak. Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine). Zonklmak. Kalbi çarpmak. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Küt küt atmak.
Larynxes : Larinks. Ses borusu. Larenks. Hançere.
Nodal : Bezeli. Bezeleri olan. Düğümsel. Düğüm. Düğüm gibi. Düğüm çekidi. Düğüm ile ilgili. Yumrulu. Düğüme benzer.
Articulation : Tiyatro konuşmasının temel öğelerinden biridir. konuşma organlarımızın (damak, dil, damak eteği, yanaklar, alt çene ve dudaklar) gırtlaktan gelen sese biçim vermek için topluca çalışması demektir. Eklemlenme. Söyleme. Heceleme. Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, altçene) boğazımızdan çıkan sese biçim yermek için topluca çalışması. sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirli bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına renklerine dikkat edilerek söylenmesi. Konuşmayı sağlayan hareketlerin tümü; ciğerlerden gelen havanın, ses yoluyla belirli bölgelerinde açılma, kapanma, daralma, hışırdama vb. hareketlerle sese dönüştürülmesi olayı. Net telaffuz. Boğumlanma. Temiz ifade. Mafsal.
Gnarling : Homurdanmak. Söylenen. Burmak. Söylenmek. Budak. Mırıldanmak. Gürleyen. Yumruluk. Yumru.
Throating synonyms : rhythmic, knob, gorges, bottlenecks, ganglion, dewlaps, gnarl, narrows, glottises, constrict, pounding, bosphorus, throats, beat, constricts, larynges, node, nodus, bottleneck, narrow, constrictions, articulations, heartbeat, fauces, gullet, larynx, internodes, defiles, gullets, constriction, defile, lane, nodes.
Throating zıt anlamlı kelimeler, Throating kelime anlamı
Throating antonyms : unrhythmical.
Throating ingilizce tanımı, definition of Throating
Throating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A drip, or drip molding.

Bu kısımda Throating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.