Kös nedir, Kös ne demek

Kös; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul

Yerel Türkçe anlamı:

Kervanın en önünde giden hayvanın arkasındakine takılan çan.

Kapı mandalı, kapı sürgüsü.

Damaya benzer bir oyun.

Sürünün önünde giden koyun.

Kalın tahta, kalas.

Karşılıklı iki sıra on ikişer delikli bir tahta ve sivri çöplerden yapılmış tavla ve damaya benzer bir oyun aracı.

Toprak üzerindeki ufak çukurlara taşlar konarak, bir tarafı yuvarlak, bir tarafı düz olan dört değnekle oynanan bir çeşit oyun.

Damda üzerine kiremit döşenen ya da kiremit yerine kullanılan ince tahta parçaları.

Sürülmemiş toprak.

Sokak kapılarının arkasına vurulan ağaç dayak.

Biçilmiş tarlanın ertesi yıl sürülmeden dinlenmeye bırakılması.

Düşük, aşağılık.

Teke.

Sokak kapısının arkasına vurulan ağaç dayak.

Bal kabağından kesilen dilimler.

Eskiden kullanılan bir çeşit çalgı.

Çirkin.

Davar ağılı.

Üzerinde çamaşır yıkanan uzun tahta.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Sokak kapıların iç kısmında bulunan ağaç sürgü. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya)

Kös anlamı, kısaca tanımı:

Kös dinlemek : Türlü olaylar yaşadığı için bilgi ve deneyim sahibi olarak benzer veya daha basit olaylar karşısında aldırış etmemek.

 

Kös kös : Başı önde, sağa sola bakmadan yorgun, üzgün, düşünceli bir durumda.

Kös gelmek : Bir yana, kolun üstüne dayanarak yatar gibi oturmak.

Kös kabak : El büyüklüğünde kesilerek ateşte pişirilen bal kabağı.

Kös koyunu : Çobana alışkın ve sürünün önünde giden dört yaşında keçi, ya da koyun

Kös tava : Ateş küreği

Kös tavası : Ateş küreği

Diğer dillerde Kös anlamı nedir?

İngilizce'de Kös ne demek? : [Kos] v. fondle, caress, touch fondly

interj. hurry up!

v. run, leg, leg it, rush, harness, yoke, career, clip, course, scamper, scamper about, scour, scurry, shin

Almanca'da Kös : n. Pauke