Kükü nedir, Kükü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ucu sivriltilmiş kazık.

Kükü tanımı, anlamı

Küküler : Edirne ili, Süloğlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri

Küküm : Elden ayaktan düşmüş, çok ihtiyar. Yere dökülüp sararmış olan çam ve ardıç yaprakları. Tahta kırıntısı, talaş: İğnem küküme düştü. Davar kılının dip tarafında olan pamuk birikintisi. Kötürüm, sakat. Çok yaşlı, düşkün.

Kükür : Çok taşlı yer: Bu bahçe çok kükürdür. Toz, çöp, süprüntü. İçel şehri, Anamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kükürt deve : Anası ve babası başka başka soydan olan deve.

Kükürt içerikölçeri : Işınım emilimi sonunda, hidrokarbonlar içindeki kükürt düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer.

Kükürt kibritciliği : Kükürdü eritip pamuk ipliği üzerine dökerek kibrit yapma işi.

Kükürt lekesi : Isıl işlem sırasında yakıt bileşimindeki aşırık kürtün, bakır ve bakır alaşılarının yüzeylerinde oluşturdukları leke.

Kükürtle sertleştirme : Kükürtün sülfürlere indirgenip, kauçuğun yükseltgenmesiyle yapılan sertleştirme. Sülfürlü kauçuğun kükürt katılması ve genellikle ısıtılmasıyla çapraz bağların oluşması sonucu fiziksel değişime uğratılması.

 

Kükürtlü amino asitler : Sistein, sistin ve metiyonin gibi amino asitler.

Kükürtlü gaz : İşleyimsel yakıtların bileşimlerindeki kükürt bileşiklerinden doğan ve fırın atmosferlerinde bulumlarıyle kabuklanma hızını artıran hidrojen sülfür (H2S) ve kükürt ikioksit (SO2) gibi gazlar.

Kükürtlü tütenler : Bir yanardağın en şiddetli püskürtme evresinden sonra çıkardığı ve içinde kükürtlü gazlar (SO2, SO2 ya da H2S) bulunan tütenler.

Kükürtsü : Kükürdü andıran, kükürde benzeyen, kükürt gibi, kükürdümsü.

Monoklinik kükürt : Monoklinik sistemde kristallenmiş kükürt. Kükürt, rombik ve monoklinik kristal yapılarında iki katı faz içerdiği için allotropi özelliği gösterir.

Sodyum kükürt pili : Katı elektroliti sodyum β-alümina olan yüksek sıcaklık (300-400 °C) pili. Pildeki net tepkime sodyum ve kükürtten sodyum polisülfür oluşumudur. (E=2,08 V).

Trimetilamin kükürt trioksit : Formülü (CH3)3NSO3, erime noktası 232-238 °C olan, soğuk suda ve asetonda az, sıcak suda, etil alkolde çok çözünen, beyaz toz halde bir madde.

Yüksek kükürtlü çelik : Bileşiminde, %0.15'e dek kükürt bulunan çelik.

Kükürdümsü : Kükürtsü.

Kükürt : Atom numarası 16, atom ağırlığı 32,06 olan, 119 °C'de eriyen ve 444 °C'de kaynayan, doğada saf veya başka cisimlerle birleşik olarak bulunan, sarı renkli element, sülf (simgesi S).

Kükürt çiçeği : Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt.

Kükürtatar : Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan.

Kükürtdioksit : Yoğunluğu 2,3 olan, renksiz, boğucu kokulu ağır bir gaz.

Kükürtleme : Kükürtlemek işi, sülfürleme.

Kükürtlemek : Toz kükürt serpmek.

Kükürtlenme : Kükürtlenmek işi.

Kükürtlenmek : Kükürtleme işine konu olmak veya kükürtleme işi yapılmak.

Kükürtlü : İçinde kükürt bulunan.

Kükürtsüz : İçinde kükürt bulunmayan.

Diğer dillerde Küfsel amilaz anlamı nedir?

İngilizce'de Küfsel amilaz ne demek ? : fungal amylase