Kükürt nedir, Kükürt ne demek

Kükürt; bir kimya terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Atom numarası 16, atom ağırlığı 32,06 olan, 119 °C'de eriyen ve 444 °C'de kaynayan, doğada saf veya başka cisimlerle birleşik olarak bulunan, sarı renkli element, sülf (simgesi S)

Yerel Türkçe anlamı:

Dibekte dövülmüş yaban armudu, ahlat.

Çam ağacının reçinesi

Üç yaşını bitirmiş buhur deve.

Anası tüylü, babası boz deve yavrusu.

Kibrit.

Kimya'daki anlamı:

Simgesi S, atom numarası 16, atom kütlesi 32,06 g, e.n. 115 °C olan , VI A grubu elementi, pek çok allotropu bulunan, kristal fazında halkalı S8, buhar fazında S4, S6 ve S8 formunda sıvı fazda polimer zincirleri ve halkalı yapıda bulunan, süblimleşen, 260 °C üzerinde tutuşan 6, 4, 2, 0, -2 yükseltgenme basamaklarında bulunabilen, çok reaktif, apolar çözücülerde çözünen, kimya endüstrisinde önemli bir hammade olan, kauçuğun vulkanizasyonunda, boya ve böcek öldürücü yapımında, kağıt endüstrisinde kullanılan sarı renkli ametal.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hayvan vücudunda yağ, karbonhidrat ve enerji metabolizmasında görev alan, bitkisel ve hayvansal kökenli yemlerde bulunan sistin, sistein ve metiyonin, biyotin, tiyamin ve insülin gibi organik bileşiklerin yapısında yer alan, “S” rumuzuyla belirtilen, metalik olmayan bir element.

 

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Mineral. (S; metalimsi olmayan parıltı, sarı, gri; çizgi ak; sertlik 1-2.5, özgül ağırlık 2.07; monoklinal ve rombusal.)

Bilimsel terim anlamı:

8°C.

Birkaç eşözdeksel biçimi bulunan element. A.A. 32.066, A.S. 16, Ö.A. 2.07, E.S. 11

İngilizce'de Kükürt ne demek? Kükürt ingilizcesi nedir?:

sulphur, brimstone, s, sulfur

Fransızca'da Kükürt ne demek?:

soufre

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Çankırı şehri, Atkaracalar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kütahya ilinde, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bilecik şehrinde, Yenipazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kükürt hakkında bilgiler

Kükürt, limon sarısında ametal, yalın katı cisimdir (simgesi S olan kimyasal bir elementtir). Kükürt doğada yaygın olarak bulunan bir elementtir (yer kürenin % 0,06'sını oluşturur). Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Louisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınında, alçı taşı ya da kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur. Çoğunlukla metallerle birleşmiş olarak görülür. Demir, bakır, kurşun, ve çinko sülfürler, bu metallerin en önemli cevherleridir. Kalsiyum sülfatı ya da başka deyişle alçıtaşını saymak gerekir.

Doğada çeşitli bileşikler halinde bulunan kükürt dahilen hafif laksatif olarak kullanılır. Dıştan sürüldüğü zaman (losyonlar, merhemler) asalakları öldürücü seboreyi giderici ve keratin eritici nitelikler gösterir. Pek çok maddelerin moleküllerinde bir ya da birçok kükürt atomu bulunur. Kükürdün varlığı bu maddelere sülfamit örneğinde olduğu gibi bakteri öldürücü özellikler kazandırır.

 

Kükürt gidermek bir maddeyi bileşiminde bulunan kükürtten ya da bir sülfürden arındırmak (dökme demirde bulunan kükürt kireç ferromanganez ya da sodyum karbonat katılarak giderilir). Kükürt sütü bir asidin hiposültid üzerine etkimesi sonunda oluşan kolodal kükürt asıltısıdır. Çubuk kükürt, silindir biçiminde dökülmüş kükürttür.

Hidrojenle kükürt giderme bir benzinin bir mazotun kükürdünü bir katalizör eşliğinde gidermek için hidrojen kullanan arıtma yöntemidir. Kükürt taşı aşırı derecede kükürtlenmiş şaraplarda duyulan hoşa gitmeyen taddır.

Kükürt tanımı, anlamı:

Atom : Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul.

Cisim : Gövde, beden, vücut. Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Sülf : Kükürt.

Kükürtatar : Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan.

Kükürt çiçeği : Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt.

Kükürtdioksit : Yoğunluğu 2,3 olan, renksiz, boğucu kokulu ağır bir gaz.

Kükürtleme : Kükürtlemek işi, sülfürleme.

Kükürtlemek : Toz kükürt serpmek.

Kükürtlenme : Kükürtlenmek işi.

Kükürtlenmek : Kükürtleme işine konu olmak veya kükürtleme işi yapılmak.

Kükürtlü : İçinde kükürt bulunan.

Kükürtsüz : İçinde kükürt bulunmayan.

Numara : Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Ölçü. Eğlendirici oyunlardan her biri. Hile, düzen, dalavere, yalan. Öğrenciye verilen not.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Renkli : Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan.

Limon : Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak. Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum).

Yalın : Alev. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı). Çıplak, kınından çıkmış.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Kükürt deve : Anası ve babası başka başka soydan olan deve

Kükürt dioksit : (kimya)

Kükürt içerikölçeri : Işınım emilimi sonunda, hidrokarbonlar içindeki kükürt düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer.

Kükürt kibritciliği : Kükürdü eritip pamuk ipliği üzerine dökerek kibrit yapma işi.

Kükürt lekesi : Isıl işlem sırasında yakıt bileşimindeki aşırık kürtün, bakır ve bakır alaşılarının yüzeylerinde oluşturdukları leke.

Kükürtçiçeği : (kimya)

Kükürtle sertleştirme : Kükürtün sülfürlere indirgenip, kauçuğun yükseltgenmesiyle yapılan sertleştirme. Sülfürlü kauçuğun kükürt katılması ve genellikle ısıtılmasıyla çapraz bağların oluşması sonucu fiziksel değişime uğratılması.

Kükürtlü amino asitler : Sistein, sistin ve metiyonin gibi amino asitler.

Kükürtlü gaz : İşleyimsel yakıtların bileşimlerindeki kükürt bileşiklerinden doğan ve fırın atmosferlerinde bulumlarıyle kabuklanma hızını artıran hidrojen sülfür (H2S) ve kükürt ikioksit (SO gibi gazlar.

Kükürtlü hidrojen : (kimya)

Diğer dillerde Kükürt anlamı nedir?

İngilizce'de Kükürt ne demek? : n. sulphur, sulfur, brimstone

Fransızca'da Kükürt : soufre [le]

Almanca'da Kükürt : n. Schwefel, Sulfur

Rusça'da Kükürt : n. сера (F)

adj. серный