Kıpı nedir, Kıpı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Şaka, eğlence, alay.
Saban boyunduruğunun ortasında bulunan iki kazık.
Kıpı ile ilgili Cümleler
- Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.
- Şimdi sadece kıpırdamadan dur.
- Yüzlerce Berlinli kendisini seyrediyormuş gibi kılını kıpırdatmadan resim yapardı.
- Kıpırdamadan otur.
- Hikmet Bey yaman adam, dikkat ettim, hiç istifini bozmadı, kılı kıpırdamadı.
- Doktor ayak parmaklarımı kıpırdatmamı istedi.
- Parmağını bile kıpırdatmadın.
- Şimdilik kıpırdamadan dur.
- Bir saniye kıpırdamadan otur.
- Kıpırdama!
- Bu kıpır kıpır genç adamda kim?
- Hiçbir şey kıpırdamıyordu.
- Ali neredeyse kıpırdayamıyor.
- Kıpırdamadan duruyorum.
- Kıpırdamadan duracaksın.
Kıpı ile ilgili Atasözü veya Deyim
kılı kıpırdamamak : durum ve davranışını değiştirmemek, aldırış etmemek, umursamamak.
kılını (bile) kıpırdatmamak (veya oynatmamak) : bir olay karşısında ilgisiz kalmak, en küçük bir tepki göstermemek.
parmağını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak) : bir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.
yaprak oynamamak (veya kıpırdamamak) : hava rüzgârsız, çok durgun olmak.
Kıpı anlamı, kısaca tanımı
Isıl kıpırdanma : Bir özdek özdeciklerinin ısıl erkeden kaynaklanan devinimleri
Kıpıklar : Balıkesir kenti, Korucu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kıpıktırmak : Aradığı kimseyi yakalamak, sıkıştırmak.
Kıpıl : Şaşı. Yan, meyilli.
Kıpındırmak : Sıçramak, zıplamak.
Kıpınmak : Başlamak. Bir işe kendini kapıp koyuvermek. Bir işin olmasını gizlice belli etmek.
Kıpır : Yavaş.
Kıpır sapır etmek : Kımıldanıp durmak.
Kıpıratmak : Kımıldatmak, yavaşça oynatmak.
Kıpırdanma : Kıpırdanmak işi veya durumu.
Kıpırdanmak : Kıpırdamak.
Kıpırdaşma : Kıpırdaşmak işi.
Kıpırdatabilme : Kıpırdatabilmek işi.
Kıpırdatabilmek : Kıpırdatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Kıpırdayabilme : Kıpırdayabilmek işi.
Kıpırdayabilmek : Kıpırdama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Kıpırdınmak : Sıçramak, zıplamak.
Kıpırız : Az gelirli, yoksul.
Kıpırtısız : Kıpırtısı olmayan. Kıpırtısı olmadan.
Kıpırtısızca : Kıpırtısız bir biçimde.
Kıpırtısızlık : Kıpırtısız olma durumu.
Kıpırtmak : Yürümek, kımıldamak : Tembel durma kıpırtıver.
Kıpış kıpış : Göz kapaklarının sürekli olarak kırpılmasını anlatır.
Kıpışık : Yarı kapalı (göz). Kirpikleri yapışık gibi olan kişi.
Kıpışmak : Kımıldamak, kıpırdamak.
Kıpıştırma : Kıpıştırmak işi.
Kıpıt : Gizli.
Kıpıt sapıt : Amaçsız, faydasız (davranışlar için): Neye kıpıt sapıt yapıtursun, işine başlasana.
Kıpıtmak : Oyalanmak: Orada neye kıpılıp duruyorsun. Göz kapaklarını az aralayarak bakmak.
Kıpık : Yarı kapalı (göz).
Kıpık gözlü : Gözleri yarı kapalı olan (kimse).
Kıpıklık : Kıpık olma durumu.
Kıpır kıpır : Çok hareketli, hamarat. Yerinde duramayarak, sürekli ve aralıksız kımıldayarak.
Kıpırdak : Çok hareketli, yerinde duramayan, canlı.
Kıpırdaklık : Kıpırdak olma durumu.
Kıpırdama : Kıpırdamak işi.
Kıpırdamak : Kımıldamak, sürekli ve hafifçe oynamak, kıpırdanmak.
Kıpırdaşmak : Kımıldamak, kıpır kıpır etmek.
Kıpırdatma : Kıpırdatmak işi.
Kıpırdatmak : Kımıldatmak, yerinden oynatmak.
Kıpırtı : Hafif ve sürekli kımıldanma, kımıltı.
Kıpırtılı : Kıpırtısı olan.
Kıpıştırmak : Göz kapaklarını üst üste birçok kez açıp kapamak.
Diğer dillerde Kıorofor anlamı nedir?
İngilizce'de Kıorofor ne demek ? : chlorophore

Bu kısımda Kıpı nedir? Kıpı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıpı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıpı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.