Kaşa nedir, Kaşa ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Mısır kırması ile yapılan çorba.
[Bakınız: kaş].
Hoşaf.
Ark.
Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.
Kaşa ile ilgili Cümleler
- Kaşar peyniri sever misin?
- Taze kaşarı mı seversin yoksa eski kaşarı mı?
- Hiç Kars kaşarı yedin mi?
- Ben kezban, kaşar, haspa, kevaşe, kaltak, kancık, şıllık, yollu veya zilli değilim.
Kaşa ile ilgili Atasözü veya Deyim
al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur (veya gocunsun) : bir yolsuzluğun suçluları aranırken o işte kusuru olan kişi telaşlanır anlamında kullanılan bir söz.
Kaşa anlamı, tanımı
Kan kaşandırmak : Çevresine sıkıntı vermek : Amcamız eve geldi mi ev halkını kan kaşandırıyor. Korkudan kan işetmek
Kan kaşanmak : Korkudan kan işemek.
Kaşa çin bırakmak : Kaş çatmak.
Kaşaburug : Ayakkabıcı bizi. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
Kaşaburuk : Ayakkabıya ağaç çivi çakmak için kullanılan şiş, biz.
Kaşağacı : Binanın ön tarafına konan büyük ağaç.
Kaşağıl : Balıkesir şehrinde, Korucu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Kaşağılama : Kaşağılamak işi.
Kaşak : Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Ağaç kökü. Çadırın çevresine çevrilen kamış parmaklık. Balı alınmış petek. Avlu. Bitlis ilinde, Geyikpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Kaşak kaşak : Dizi dizi, sıra sıra.
Kaşal : Mısır sapı ve mısır koçanını örten kabuklar. İri saman. Harman yerinde kalan toprak ve taşla karışık tahıl artığı.
Kaşaltak : Çene kemikleri.
Kaşaltı : Adana ilinde, Feke ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun şehri, Keşap ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Kaşam : Dam oluğu.
Kaşandırma : Kaşandırmak işi.
Kaşane : Büyük, süslü köşk, saray ve benzerleri yapı. (Mimarlık) Büyük ve süslü yapı.
Kaşanlamak : Şiddetle kaymak. Düzeltmek.
Kaşanlı : Kahramanmaraş ili, Tanır bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Kaşanmah : At, eşek işemek.
Kaşannı : Nişanlı, evliliğe ilk adımını atmış.
Kaşanvermek : At, eşek işemek.
Kaşarlanma : Kaşarlanmak işi.
Kaşarmak : Az konuşmak.
Kaşat : Damızlık keçi, teke.
Kaşav : Kaşağı: Kaşavı getir de atı tımar edelim.
Kaşavış : Kaşağı.
Kaşavi : Kaşağı.
Kaşavulamak : Tımar etmek.
Kaştan kaşa : Uçtan uca.
Leşen kaşan : Sürükleye sürükleye; zorla; çar-çabıık.
Kaşağı : Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç. Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık veya el biçiminde, tırnaklı araç.
Kaşağılamak : Tımar etmek için hayvana kaşağı sürmek.
Kaşağılanma : Kaşağılanmak işi.
Kaşağılanmak : Kaşağılama işi yapılmak.
Kaşağılatma : Kaşağılatmak işi.
Kaşağılatmak : Kaşağılama işini yaptırmak.
Kaşalot : İspermeçet balinası. Aptal, budala.
Kaşan : Hizmet veya binek hayvanları durup işeme.
Kaşan yeri : Uzun yolda hayvanların durup işedikleri ve biraz dinlendikleri yer.
Kaşandırmak : Hayvanı durdurup işetmek.
Kaşanma : Kaşanmak işi.
Kaşanmak : Hizmet ve binek hayvanları durup işemek.
Kaşar : Koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir.
Kaşar peyniri : Kaşar.
Kaşarlanmak : Bir işte, bir hareketle çok deneyim kazanmak. Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymaz olmak.
Kaşarlı : Kaşarla yapılmış. Oyunda açıkgöz, kurnaz olan. Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymayan.
Kavga kaşağısı : Ara bozup kavga çıkartan, kavga arayan kimse.
Diğer dillerde Kaş anlamı nedir?
İngilizce'de Kaş ne demek ? : eye brow, eyebrow

Bu kısımda Kaşa nedir? Kaşa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaşa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaşa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.