Kabı nedir, Kabı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kapı.

Kabı ile ilgili Cümleler

  • Kabın içinde sıvı bir şey vardı ama su gibi değildi.
  • Çiçekler iyi görünmüyor. Onları sulamak isterim. Bir su kabı var mı?
  • Karıştırma kabında tüm malzemeyi birleştirin.
  • Ali dondurucuyu açtı ve dondurma kabını çıkardı.
  • Ali dilencinin kabına bir bozuk para koydu.
  • “Aynı yazar bu kabına sığamayan oyuncunun el, kol, yüz kıpırtılarını da şöyle dile getirir.”

Kabı ile ilgili Atasözü veya Deyim

kabına sığmamak : duygularına engel olamayıp taşkın davranışlarda bulunmak.

kabına varamamak : değerce birinden pek aşağı olmak.

kabız olmak : peklik olmak.

keskin sirke küpüne (veya kabına) zarar : “öfkeli, sert kimsenin zararı kendisinedir” anlamında kullanılan bir söz.

Kabı anlamı, tanımı

Ala kabış : Alaca karga

Asit kabı : Kuvvetli asitlerin taşınmasında kullanılan cam veya toprak kap.

Ayağı kabın : Ayakkabısını.

Bandırma kabı : Üzümleri potaslı suya batırmak için kullanılan, iki kulplu süzgeç.

Basaç kabı : Basacı kapsayan koruyucu kab.

Belge kabı : Çeşitli belgelerin bölümlenerek saklanılacağı kâğıttan yapılmış özel kap.

Boya kabı : İçinde boya eritilen, karılan pişmiş toprak, emaye, porselen ya da cam kap.

Cmt kabı : Kaliforniya mastitis test kabı.

 

Gooch eritme kabı : Ham selüloz tahlilinde örneği süzme işleminde kullanılan cam, porselen veya platinden yapılmış, çeşitli gözenek büyüklüğüne sahip gereç.

Gübür kabı : Çöp kabı. Faraş.

İnatçı kabızlık : Bağırsaklarda herhangi bir engellemeye bağlı olarak gelişen şiddetli kabızlık. Özellikle ilaç veya diyetle düzeltilemeyen kabızlıklara verilen ad, obstipasyon.

Kabı dar : Her şeyden alınıp çabuk kızan.

Kabıcak : Tahta ya da mukavva kutu.

Kabık : Kabuk.

Kabıklı : Sünnetsiz erkek.

Kabıklı keler : Kertenkele.

Kabıl : Kabul.

Kabılak : Eski soğan (bir, iki yıllık soğan).

Kabıllamak : Az doymak.

Kabın : Çok pahalı.

Kabında kurumuş : Kansız, cansız adam.

Kabınım : Sabırsız.

Kabıra : Ayakkabıların altına çakılan demir çivi.

Kabırcak : Tabut.

Kabırcık : 1.Mısır yaprağı. Gelincik yaprağı.

Kabırçak : Karın sertleşmiş olan üst tabakası.

Kabırga : 1.Öküz arabasının üzerine konulan örtüyü tutmaya yarayan iri ağaçlar. Semerin iki başı arasındaki tahtalar.

Kabırka : Kuzu dolması.

Kabırment : Tüyü ters ve helezoni çıkan, uğursuz sayılan hayvan.

Kabış : Kel. Boynuzu çıkmayan küçükbaş ya da büyükbaş hayvan. İşçi, hizmetçi.

Kabızıkmak : Peklik olmak, kabız olmak.

Kaliforniya mastitis test kabı : Kaliforniya mastitis testini yapmak için kullanılan dört bölmeli, saplı, plastikten yapılmış, genellikle beyaz veya siyah renkli kap CMT kabı.

Kırkbayır kabızlığı : Geviş getiren hayvanlarda kırkbayır içeriğinin kuruyarak sertleşip âdeta kerpiç kıvamını alması, organın genişleyip kontraksiyonlarını kaybetmesi ve ağrıyla belirgin bir hastalık, omazum konstipasyonu, obstipasyo omazi, omazum felci ve konstipasyonu.

 

Kızıl kabık : Çam ağacının dış kabuğu.

Kurşun kabı : İçinde kurşun eritilen kap.

Örnek kabı : İncelenecek özdeklerden alınan örneklerin konduğu, cam, porselen ya da metalden yapılmış özel kap.

Petri kabı : Petri kutusu. İçerisine besi yeri dökülen, bakteri ve maya gibi canlıları üretmekte kullanılan düz, yuvarlak, kapaklı cam ya da plâstik kap.

Seviyeleme kabı : Bir bürete bir kauçuk hortum yardımıyla bağlanan ve gaz analizinde her iki kaptaki basıncı eşitlemek için kullanılan cam balon.

Şın kabı : Ufak teneke kutu.

Şirden kabızlığı : Etçi dişi sığırlarda fazla miktarda kaba yem tüketimi, yetersiz su içilmesi, yemlerin çiğnenmemesi, pilorusun daralması ve vagus hazımsızlığı gibi nedenlerle oluşan, bitkinlik, sağ açlık çukurluğunda şişkinlik ve dışkı yapamamayla belirgin hastalık tablosu, şirdende içerik sertleşmesi.

Tepkime kabı : Kimyasal tepkimelerin içinde oluşturdulduğu, amaca ve tepkime koşullarına göre çok çeşitli gereçlerden yapılabilen kap.

Toz toplama kabı : Havanın cam bir tüpten hızla geçirildiği ve nemli bir cam tabaka üzerinde mikroskopla sayım yapıldığı havadaki tozu toplama kabı.

Uğra kabı : Küçük un kabı.

Deney kabı : İçinde kimya deneyleri yapılmış olan özel kap.

Kabız : Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.

Kabızlık : Kabız.

Kurutma kabı : İçinde nemçeker bir kimyasal madde bulunan ve bazı maddeleri kurutmak veya nemlenmelerini önlemek için kullanılan kapaklı cam kap, kurutaç, desikatör.

Su kabı : Su koymaya yarayan kap.

Diğer dillerde Kabergolin anlamı nedir?

İngilizce'de Kabergolin ne demek ? : cabergoline