Kafi nedir, Kafi ne demek

Kafi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfatünlem olarak kullanılır.

  • Yeterli, yetecek ölçüde olan
  • “Yeter, yetişir, artık istemez” anlamlarında bir seslenme sözü.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kâfi.

Kafi ile ilgili Cümleler

  • O, bir kafir olmakla suçlandı.
  • Bizdeki kâfi.
  • Onlar müslümanlara hiçbir müslümanın kâfire karşı davranmadığı şekilde davranıyorlar.
  • Kâfi mi?
  • "Hanımın nasıl?" anlamına gelen "How's the trouble and strife?" cümlesi, kafiyeli Cockney argosuna bir örnektir.
  • O şimdilik kâfi gelecektir.
  • “Yalnız güzellik adi bir zevk kadını için bile kâfi değildir.”
  • Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?
  • “Cazibesiz güzellik kâfi gelmiyor.”
  • Kafi.
  • Kafirlere yazıklar olsun.
  • İncil çevirmenleri kafir olarak düşünüldü.
  • “Artık kâfi, yeter, illallah!”
  • Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Kafi ile ilgili Atasözü veya Deyim

kafi gelmek : yetmek, yetişmek.

Kafi anlamı, tanımı

Kafil : Dikenlik, çalılık yer, çalı kümesi

Kafing : Bir sınırın etrafında, onu çepeçevre saran manşet benzeri bir yapının oluşması.

Kafing pnömoni : Akciğerlerde lenfositlerin bronşçukların etrafını folikül veya manşet tarzında kuşatması sonucu lümenin daralması, atalektazi ve submukozal bezlerin hipertrofisiyle belirgin akciğer yangısı.

 

Kafir : Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse. Sevilen birine takılmak, sitem etmek için kullanılan bir seslenme sözü. Acımasız, zalim kimse. Genellikle Müslüman olmayanlara verilen ad.

Kafir karlağucu : Baykuş cinsinden bir kuş.

Kafiri dövmek : Eleği ya da kalburu içindeki tahılı temizlemek için omuzla birlikte ileri, geri, sağa, sola bir ucunu savurarak çevirmek.

Kafirin : Süpürge darısından saflaştırılan bir protein.

Kafiristan : Kâfir ülkesi, Müslüman olmayanların yaşadığı yer.

Kafiriye : Bir çeşit çiçek.

Kafirleşme : Kâfir gibi olma.

Kafirleşmek : Kâfir gibi olmak.

Kafirlik : Kâfir olma durumu.

Perivasküler kafing : Perivasküler hücre infiltrasyonu.

Çapraz kafiye : Dörtlüklerde birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizelerin birbiriyle kafiyeli olduğu düzen.

İç kafiye : İç uyak.

Kafile : Birlikte hareket eden topluluk. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy.

Kafiye : Uyak. Halk edebiyatında ayak.

Kafiyeli : Uyaklı.

Kafiyesiz : Uyaksız.

Kafiyesizlik : Uyaksızlık.

Sarma kafiye : Bir dörtlüğün birinci ile dördüncü, ikinci ile üçüncü dizelerinin uyaklı olması (a b b a).

Tam kafiye : Dize sonundaki kelimelerin son harfleri arasında bir sesli bir sessiz harf benzeşmesinden oluşan uyak.

Tunç kafiye : Dize sonundaki kelimelerin son harfleri arasında üç sesten fazla ses benzeşmesiyle veya biri diğerinin içinde bir kelime oluşturacak tarzda yapılmış olan uyak.

Yarım kafiye : Yarım uyak.

Zengin kafiye : Dizelerdeki uyaklarda ikiden çok ses arasındaki uyumluluk.

Diğer dillerde Kaffir anlamı nedir?

İngilizce'de Kaffir ne demek ? : kaffir