Kestrel türkçesi Kestrel nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kerkenez.
- Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, 33-35 cm kadar uzunlukta, tüyleri kırmızı, kara, kahverengi karışık, avrupa, asya ve afrika'da ova ve yüksek yerlerde yaşayan bir tür.
Kestrel ingilizcede ne demek, Kestrel nerede nasıl kullanılır?
Lesser kestrel : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, tüyleri mavi kül rengi, kırmızı kahverengi karışık, afrika, avrupa ve asya'da ova ve yüksek dağlarda yaşayan bir tür. Küçük kerkenez. Kızıl kerkenez.
Kestrels : Kerkenez.
As plain as a pikestaff : Gün gibi ortada. Açık seçik. Besbelli. Gün gibi aşikar. Apaçık. Bariz.
Blackest : Morarmış. Zenci. Pis. Siyah. Koyu. Kötü. Kara. Uğursuz. Kızgın. Karalayıcı.
Blankest : Açık yer. Boş kağıt. Çıkarmak. İfadesiz. Yazısız. Sövmek. Feshetmek. Boş yer. Görüntüsüz (televizyon terimi). Yazısız kağıt.
Darkest : Kara. Koyu. Üzüntülü. Işıksız. Asık suratlı. Kasvetli. Karanlık. Bulanık. Esrarlı. Gizli.
Jokester : (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) maskara. (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) soytarı. Şakacı.
Dankest : En nemli. Nemli. Yaş. Islak. Küf kokulu. Rutubetli.
Bruskest : Tatsız. Öz. Kısa. Kaba. Sert.
Frankest : (mektup) damgalamak. Zarfın üstüne posta damgasını veya posta ücretinin ödenmiş olduğunu gösteren işareti basmak. Açık sözlü. Dürüst. Mektubu makineyle damgalamak. Ücretsiz göndermek mektup. İçten. Sözünü esirgemeyen. Samimi. Pullamak.
İngilizce Kestrel Türkçe anlamı, Kestrel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kestrel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Vulture : Ötleği. Açgözlü kimse. Vultür. Tavşancıl. Akbaba.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Falcon : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Havadan havaya güdümlü füze. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Şahin. Doğan. Doğancı. Havadan-havaya güdümlü füze. Kartal. Sungur. Teksas eyaletinde şehir.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Kestrel synonyms : genus falco, american kestrel, falco, falco sparverius, falco tinnunculus, abramis zone, windhover, abductor muscle, abambulacral area, aardvark, staniel, a protein, abiotic environment, aardvarks, a chromosome, sparrow hawk, egyptian vulture, kestrels, vultures.
Kestrel ingilizce tanımı, definition of Kestrel
Kestrel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small, slender European hawk (Falco alaudarius), allied to the sparrow hawk. Its color is reddish fawn, streaked and spotted with white and black. Also called windhover and stannel. The name is also applied to other allied species.

Bu kısımda Kestrel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kestrel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kestrel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kestrel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.