Bruskest türkçesi Bruskest nedir

Bruskest ingilizcede ne demek, Bruskest nerede nasıl kullanılır?

Brusker : Kısa. Kaba. Tatsız. Öz. Sert.

Brusk : Sert. Kaba. Kısa. Tatsız. Öz.

Bruskly : Aniden. Laubali bir şekilde. Kaba bir şekilde. Kısaca.

Bruskness : Kabalık. Tatsızlık. Nezaketsizlik. Hırtlık.

Brush : Değmek. Hafifçe değmek. Temizlemek. Süpürmek. Sıyırmak. Temas. Çalı. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme. Değinmek. Sürtünmek.

Brush cut : Çok kısa saç traşı.

Brush cleaning : Fırçayla temizleme. Fırçalı temizleme.

Brush border : Fırçamsı kenarlı. Fırça kenar. Böbrek epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde akün filamentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu, ışık mikroskobunda fırça kenarı görüntüsü oluşturan, muntazam sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı.

Brush footed : Fırça ayaklı.

Brush against : -e sürtünmek. Birine veya birşeye karşı süpürme veya ovalayarak sürme.

İngilizce Bruskest Türkçe anlamı, Bruskest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bruskest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Distasteful : Nahoş. Hoşa gitmeyen. İğrenç. Antipatik.

Compendious : Az ama öz. Muhtasar. Az ve öz. Net. Özet halinde. Özlü.

Breves : Kısaltma. Bir hece veya sesli harf üzerinde onun kısa sesle okunacağını belirten sembol. Davet müzekkeresi.

Adamants : Dik başlı. Çok sert. Katı. Çok sert efsanevi bir taş. Hoşgörüsüz. Son derece kararlı.

Beastly : Çirkin. Rezil. Berbat. İstenilmeyen. Sevimsiz. Hayvanca. Hayvan gibi. Kötü. Beğenilmeyen. Sevilmeyen.

Chippy : Sarhoşluktan olan. Can sıkıcı. Bir tür amerikan serçesi. Balık ve patates kızartması satılan yer. Çentik. Çentikli. Serçe. Ufak sincap.

Barbarious : Zalim. Barbar. Kültürsüz. İlkel. Vahşi. Medeniyetsiz. Kibar olmayan. Yabani.

Contenting : Olumlu oy miktarı. Memnun etmek. Mutlu etmek. Memnun kılmak. Tatmin etmek. Hoşnut etmek. İçerik. Lehte oy kullananlar. Esas.

Breve : Bir hece veya sesli harf üzerinde onun kısa sesle okunacağını belirten sembol. Resmi yazı. Davet müzekkeresi. İki tam notaya eşit nota. Kısaltma.

Crux : Temel özellik. Haç, çapraz. Mesele. Sorunun en önemli noktası. Püf noktası. En önemli noktası. Çözülmesi zor durum. Sorunun merkezi. Kruks. Düğüm noktası.

Bruskest synonyms : backwoods, bitter, arid, bearish, acerb, dullest, astringent, bio, beastlier, distillate, adamant, briefest, compact, blander, cut, artless, barbarians, content, aspirated, austerest, bitterer, acerbic, brevis, brief, compressed, distillates, distillations, cores, disagreeable, distillation, biting, brusk, capsule.