Knives türkçesi Knives nedir

Knives ile ilgili cümleler

English: Give us two knives and four forks, please.
Turkish: Lütfen bize iki bıçak ve dört çatal verin.

English: "Whose knives are these?" "They are the butcher's."
Turkish: "Kimin bıçakları bunlar?" "Onlar kasabın."

English: Ali sharpened the knives for Mary.
Turkish: Ali Mary için bıçakları biledi.

English: One of the knives is missing.
Turkish: Bıçaklardan biri eksik.

English: We use chopsticks in place of knives and forks.
Turkish: Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.

Knives ingilizcede ne demek, Knives nerede nasıl kullanılır?

Jack knives : Sapın içine katlanan çakı. Sustalı çakı.

Night of the long knives : 1934'te hitler'in ona engel olanları öldürdüğü ve ”arıttığı” kanlı hafta sonu.

Jackknives : Ayaklarını tutarak suya dalma. Sustalı çakı.

Penknives : Çakı.

Pocketknives : Çakı.

Knickerbocker : Golf pantalonu. New york'un yerlisi. New yorklu.

Knick knack : Ufak biblo. Biblo. Çerez. Süs eşyası. Küçük biblo. Cici bici. Önemsiz şey. Ivır zıvır.

Kni technique : Knı tekniği. Kitagawa sayısal tümleştirme tekniği.

Knickknackery : Süs eşyası.

Knick knacks : Küçük biblo. Çerez. Ufak biblo. Ivır zıvır. Biblo. Önemsiz şey.

 

İngilizce Knives Türkçe anlamı, Knives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Point : Sivriltmek. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Bitirmek. Tevcih etmek. Ucunu sivriltmek. Çevirmek. Sivrilmek. Doğrultmak (silah). Puan. Göstermek.

Sticker : Çıkartma. Etiket. Diken. Yapışkan adam. Yapışkanlı etiket. Kasap bıçağı. Yapışkan tip. Piyano kolu. Yapıştıran kimse. Kasap (mezbaha).

Chive : Çayv. Sarmısak. Frenk soğanı. Frenksoğanı. Bıçaklamak.

Bowie knife : Eğri av bıçağı.

Shank : Civata sapi. Baldır. kasaplık hayvanlarda diz kapağından ayak bileğine kadar olan kısım, bu kısımdan elde edilen kemikli et parçası. Mafsal. Gövde (direk vb.). El yapımı bıçak. Bacak. İncik. Piston kolu uçları arasında bulunan gövde. Sap.

Tip : Boşaltmak (eğip). Eğilmek. Fiş ucu. Ucuna bir şey takmak. Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para. Boca etmek. Etkilemek. Devrilmek. Uyarmak. Uç.

Edge tool : Kenar aleti. Ucu keskin keski. Keskin alet. Keskin ağızlı alet.

Knife : Arkadan vurmak. Bıçakla kesmek. Çakı. Tığ. Bıçaklamak. Boya bıçağı. Kesmek. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt.

Shiv : (argo) silah olarak kullanılan bıçak (özellikle bir sustalı). Silah olarak kullanılan bıçak.

Machete : Geniş kenarlı bıçak. Büyük bir çeşit bıçak. Maşat. Büyük bıçak. Pala. Büyük ve keskin bıçak.

Knives synonyms : parang, linoleum cutter, panga, meat cleaver, bolo knife, trench knife, linoleum knife, matchet, khukuri, barong, table knife, cive, case knife, arm, cleaver, weapon, drawshave, burner, pocketknife, pocket knife, weapon system, chopper, bread knife, paring knife, letter opener, bolo, dagger, blade, sheath knife, haft, banger, bayonet, carving knife.

 

Knives ingilizce tanımı, definition of Knives

Knives kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Knife. [Bakınız: Knife].