Knocks türkçesi Knocks nedir

Knocks ile ilgili cümleler

English: I am the one who knocks.
Turkish: Kapıyı tıklayanım ben!

English: Opportunity seldom knocks twice.
Turkish: Fırsat kapıyı nadiren iki kez çalar.

English: Nobody knocks on my door.
Turkish: Kimse kapımı çalmıyor.

English: He lands in a garden and knocks at the door.
Turkish: Bir bahçeye iner ve kapıyı çalar.

English: When poverty knocks at your frontdoor, loves escapes through the backdoor.
Turkish: Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.

Knocks ingilizcede ne demek, Knocks nerede nasıl kullanılır?

Opportunity only knocks once : Şans kapıyı bir kez çalar. İkinci şanslar gelmez. Kişinin eline şans geçtiğinde onu değerlendirmesi gerekir çünkü başka bir şansı olmayacaktır.

Antiknocks : Vuruntu önleyici. Vuruntuönler. Detonasyon kesici (madde). İç yakımlı motorda motor vuruntusunu önlemek veya azaltmak için kullanılan yakıt katkı maddesi.

Knock about : Tekrar tekrar vurmak. İle ilişki kurmak. Zincirleme taklaların tümüne verilen ad. Art arda takla. Gezmek. Yalan söylemek. Hırpalamak. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. Sert davranmak. İtiş-kakış.

 

Knock around : Oyalanmak. Sert davranmak. Boşa zaman harcamak. Hırpalamak. Kaba davranmak. Gezmek. Göze çarpmamak. Dövmek. Boşa vakit harcamak. Çıkmak.

Knock at : -i çalmak. -e vurmak.

Knock galley west : Benzetmek. Yere sermek. Pataklamak. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Altüst etmek.

Knock kneed legs : Çarpık bacak.

Knock at the door : Kapıyı çalmak.

Knock kneed : Çarpık bacaklı. Paytak.

Knock at an open door : Sonuç almayan çok çalışmak. Zaten açık olan bir kapının girişini aramak. Açık kapıyı çalmak. Boşuna çok çalışmak.

İngilizce Knocks Türkçe anlamı, Knocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bashes : Eğlence. Kuvvetle vurmak. İndirmek. Deneme. Sertçe vurmak. Şiddetle vurmak. Geçirmek. Hızla vurmak. Sert vuruş.

Chug : Vuruntu sesi. Tıkırtılı bir ses çıkarırken hareket etmek (güçsüz patlama sesi, çalışan bir motorun tıkırtısı). Pat pat ederek gitmek. Lıkır lıkır içmek. Pat pat. Nefes almadan içmek. Kafaya dikmek. Pat pat etmek.

Alight upon : Üzerine konmak. Rastlamak. Karşılaşmak.

Batters : Dövmek. Bombalamak. Hor kullanmak. Meyilli olmak (duvar). Güm güm vurmak. Vuruş yapan oyuncu. Sert darbelerle vurmak. Bam güm vurmak. Hırpalamak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur.

Attack : Hücum. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Uğraşmak. Dil uzatmak. Aşındırmak. Hamle yapmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Hücum etmek. Yakalanmak. Üstüne varmak.

 

Blow : Çiçeklenmek. Yelpazelemek. Uçurmak. Hava vermek. Kahretmek. Yanmak. Esmek. Darbe. Harcamak.

Knap : Taş yontmak. İngilizce'de bir tepenin en üst noktası. Kırmak. Tepecik. Yarmak.

Hesitate : Tereddütte olmak. Duraksamak. Tereddütte bulunmak. Duraklamak. Tereddütte kalmak. Duralamak. Tereddüt etmek. Çekinmek. İkirciklenmek.

Accroach : Gasp etmek. Bir devlet yetkisini haksız olarak kullanmak. Yetkisiz elde etmek. Haksız olarak kullanmak.

Bash : Eğlence. Deneme. Yumruk. İndirmek. Sertçe vurmak. Geçirmek. Sert vuruş. Şiddetle vurmak. Hızla vurmak.

Knocks synonyms : strike hard, birches, cabbaging, abstract, barge, capsizes, capsized, knock on the door, rap, defeat, barging, malfunction, chimed, capsize, chime, appropriate, cabbage, crumpling, biffing, bag, strike, censured, cast down, adopt, knock the door, crumple, beat, misfired, censuring, chugs, kicking, bang into, chop down.

Knocks zıt anlamlı kelimeler, Knocks kelime anlamı

Miss : Kız. Iska. Iska geçmek. Hanım. Matmazel. Kaçırmak. İsabet etmeme. Bayan (evlenmemiş). Özlem duymak. Özlemek.