Knock about türkçesi Knock about nedir

  • Bulunmak.
  • Sert davranmak.
  • Göze çarpmamak.
  • İtiş-kakış.
  • Gezmek.
  • Sürtmek.
  • Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun.
  • İle ilişki kurmak.
  • Şiddetle sarsmak.
  • Tekrar tekrar vurmak.
  • Dövmek.
  • Kaba davranmak.
  • Hırpalamak.
  • Olmak.
  • Çıkmak.
  • Yalan söylemek.
  • Tartaklamak.
  • Zincirleme taklaların tümüne verilen ad.
  • Art arda takla.

Knock about ingilizcede ne demek, Knock about nerede nasıl kullanılır?

Knock : Kapı çalmak. Kapıyı çalmak. Tartaklamak. Teklemek. Çarpmak. Çalmak. Kapıyı vurmak. Çarpışmak. Kusur bulmak. Vurmak.

About : Dair. Şuraya buraya. Şuralarda. Sıralarda. -e ne dersin?. Ötede beride. Üstünde. -den ne haber?. İlgili. Yakınında.

Knock around : Oyalanmak. Boşa zaman harcamak. Sert davranmak. Kaba davranmak. Gezmek. Hırpalamak. Çıkmak. Dövmek. Boşa vakit harcamak. Göze çarpmamak.

Knock at : -i çalmak. -e vurmak.

Knock at an open door : Zaten açık olan bir kapının girişini aramak. Boşuna çok çalışmak. Sonuç almayan çok çalışmak. Açık kapıyı çalmak.

Knock at the door : Kapıyı çalmak.

İngilizce Knock about Türkçe anlamı, Knock about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knock about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ride roughshod over : Aşağılanmış. Saygısızca davranmak. Saygı göstermeyen tarzda davranmış. Hor görmek. Küçük düşürmüş. Saygısızlık yapılmış. Saygısızca davranmış. Hor kullanmak. Aman vermemek.

Browse around : Dolaşmak.

Bastinado : Falaka. Falakaya çekmek. Dayak. Falakaya yatırmak. Sopa.

Exist : Mevcut olmak. Var olmak. Hayatta olmak. Geçinmek. Kaim olmak. Meri olmak. Kalmak. Yaşamak.

Be rude : Kabalık etmek. Kaba olmak. Terbiyesini bozmak.

Hang around : Beklemek. Oyalanmak. Üşenmek. Başıboş gezmek. Gezinmek. Sallanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Sağda solda oyalanmak. Aylak aylak dolaşmak.

Trample upon : Hor görmek. Saygısızlık etmek. Saygısız davranmak.

Manhandled : Kaba kuvvete başvurmak. Kol gücü ile yapmak.

Be discovered : Açığa çıkarılmak. Ortaya çıkarılmak. Keşfedilmek.

Ascends : Tahta çıkmak. Çıkmak (tahta). Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Yükselmek. Artmak. Ağmak.

Knock about synonyms : jaunt, be, chafe, batter, treat rough, ambulating, do, enchafing, becomes, attend, fibbing, be located, take a hard line with, jaunts, become of, broken through, fibs, handle without gloves, itinerate, convulses, prevaricated, manhandles, assaults, chafed, beetle, hiked, amount, fibbed, climbs, feeze, ascend, bastes, ambulates.