Labile türkçesi Labile nedir
- Dayanıksız.
- Bozulur.
- Çabuk kırılır.
- Çabuk değişen.
- Değişken.
- Kararsız, değişken, stabil olmayan, duyarlı.
- Düzensiz.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kararsız.
- Ayrışan.
- Labil.
- Değişme eğiliminde.
Labile ingilizcede ne demek, Labile nerede nasıl kullanılır?
Labile cells : Değişken hücreler. Labil hücreler. Deri ve mukozaların örtücü epiteli, liberkuhn kript epitelleri ve kemik iliği hücreleri gibi, yaşam boyu normal fizyolojik koşullarda çoğalabilen ve yenileriyle değişebilen hücreler, labil hücreler, intermitotik hücreler.
Labile factor : Labil faktör. Faktör v.
Labile oscillator : Uzaktan kumandalı yerel salınıcı.
Thermolabile : Sıcaklık aracılığıyla tahrip olan veya fiziksel, kimyasal, biyolojik olarak değişen maddeler. Isılkararsız. Termolabil. Isıl dayanıksız. Isıldayanıksız. Isıya duyarlılık.
Bacteria labil l form : Bakterinin değişen l formu. Bakteride, hücre duvarının sentez maddeleri mevcut olup hücreyi etkileyen etken veya etkenler ortadan kalkınca hücrenin önceki esas biçimini alması durumu.
Appealability : Temyiz edilebilir olma. Başvurulabilir olma (bir davanın yüksek mahkemede yeniden incelenmesi için başvurmak).
Availability notice : Ürün bildirimi.
Availabilities : Hazır bulunma. Bulunma. Mevcudiyet. Müsait olma. Bulunma durumu. Mevcut olma. Elverişlilik. Geçerlik. Kullanılabilir. İşe yararlık.
Availability ratio : Kullanırlık oranı. Yararlanılırlık oranı. Kullanılabilirlik oranı. Kullanılırlık oranı.
Bioavailability : Biyoyararlılık. Bir ilacın alınması sonrası etkinleşmesi için gereken süre. Biyoelverişlilik. Biyoyararlanım. Bir ilaç (veya başka bir maddenin) emilme ve fizyolojik olarak aktif bir biçimde ortaya çıkma ölçüsü veya oranı.
İngilizce Labile Türkçe anlamı, Labile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Labile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capricious : Gelgeç. Yanardöner. Dönek. Kaprisli. Hercai. Maymun iştahlı. Gelgeç gönüllü.
Frails : Hafif ve kırılgan. Narin. Kırılgan. İnce ve güçsüz. Zayıf. Çelimsiz. Nanemolla. Zayıf (şans vb). Ahlaksız.
Choppier : (rüzgar) değişken. (deniz) çırpıntılı. Dalgalı. Durmadan yön değiştiren. Tutarsız. Çırpıntılı. Yön değiştiren (rüzgar). Değişen. İstikrarsız.
Astatic : Statik olmayan. Dengesiz. Durgun olmayan. Sabit olmayan. Astatik.
Blowsy : Ciltte kırmızılık. (britanya ingilizcesi) dağıtılmış. Giyinişi düzensiz veya dağınık. Kırmızı suratlı. Kırmızı suratlı (blowzy olarak da yazılır). Pasaklı. Darmadağınık. Dağınık.
Abdomen : Abdomen. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde).
Quick change : Çabuk değişme. Hızlı, tempolu bir yolda döşem, giysi ve makyaj değişimi. Hızlı kıyafet değiştiren. Hızlı bir biçimde dekor, giysi, donatımlık ve benzeri değişimler.
Factor : Öge. Çarpan. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Kahya. Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri. zeka ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri. Faktör. etken. Katsayı. Etken. Öğe.
By fits and starts : Dura kalka. Düzensiz bir tempo ile. Kesilerek. Düzensiz surette. Gelişigüzel. Düzensiz bir şekilde. Gayet düzensiz bir şekilde. Nöbet nöbet.
Pasteboard : Karton. Mukavvadan yapılmış. Kart. Mukavva.
Labile synonyms : alterants, abdominal palpation, blowsed, choppy, choppiest, invertebrate, bumpy, astable, fugacious, abdominal distention, baffling, mercurial, changeful, chinless, a c deformity, blowsier, doubtful, double minded, flimsy, blowsiest, instable, anarchial, dubious, a amplitude mod, alterant, excursive, imbalanced, arrhythmical, confused, desultory, frailer, a c syndrom, cuffy.
Labile zıt anlamlı kelimeler, Labile kelime anlamı
Balanced : Aklıbaşında. Denk. Denkleşmiş. Eşit. Aklı başında. Dengelenmiş. Dengeli. Müsavi. Muadil. Muvazeneli.
Unreactive : Tepkisiz.
Labile ingilizce tanımı, definition of Labile
Labile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Liable to slip, err, fall, or apostatize.

Bu kısımda Labile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Labile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Labile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Labile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.