Laborist türkçesi Laborist nedir

  • İşçi hakları savunucusu.
  • İşçi haklarını savunan kimse (ayrıca labourist).
  • İşçi haklarını savunan kişi.

Laborist ingilizcede ne demek, Laborist nerede nasıl kullanılır?

Laborism : İşçilerin toplum içindeki egemenliğini savunan siyasi doktrin. İşçi prensipleri. İşçi partisi ilkeleri (ayrıca labourism). İşçi egemenliğini savunan siyasal bir doktrin. Emekçilik.

Laboring : Zahmetli. Çalışan. Yorucu.

Laboringly : Büyük çaba ile. Çok çalışma ile. Zor bir biçimde. Büyük uğraşlarla.

Laborings : Zahmetli. Çalışan. Yorucu.

Laborious : Güç. Yorucu. Çalışkan. Çok çalışan. Zahmetli. Emekli.

Laborites : İşçi partisi üyesi. Çalışanların haklarını temsil eden siyasi bir partinin üyesi. İşçi partisi destekçisi. Bir sendika üyesi. İşçi yandaşı.

Laboriously : Güç bela. Titizlikle. Zahmetli bir şekilde. Yükle. Zahmetle. Çalışarak. Özenle ve sebat ederek. Ter dökerek. Büyük uğraşlarla. Emek vererek.

Labor and social affairs ministry : Çalışma ve sosyal güvenlik konuları ile ilgili devlet organı. Çalışma ve sosyal işler bakanlığı.

Laboriousness : Büyük uğraş gerektirme durumu. Çalışkanlık. Zahmetli olma durumu. Büyük itina gerektirme durumu. Sıkıntı. Zahmetlilik.

Laborious task : Zorluk görev. Ağır ve yorucu görev. Zahmetli görev.

 

İngilizce Laborist Türkçe anlamı, Laborist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laborist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buff : Hasta. Yumuşak birşeyle parlatmak. Kösele rengi. Devetüyü. Perdah vurmak. Meraklı. Perdahlamak. Öküz derisi. (araba veya radyo vb) meraklısı. Soluk sarı.

Tense : Sıkı. Stres içinde. Gergin. Germek. Zaman. Çekmek. Stresli. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Gerilmiş.

Labourist : İşçi haklarını savunan kimse (ayrıca laborist).

Lover : Hayran. Gönüllü. Aşık. Sevgili. Yar. Meraklı. Muhip. Sever. Seks arkadaşı. Dost.

Fan : Soğutucuda hava akımı sağlayan döner kanatlı aygıt. Sinema delisi. Taraftar. Körük. Pervane (gemi). Tahıl savurma makinesi. Alevlendirmek. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt. Hava vermek. Hiçbir sanat kaygısı beslemeksizin sinemaya yalnız yıldızlar açısından bağlı olan ve bu açıdan sinemaya tutkunluk derecesinde düşkün olan kimse.

 

Devotee : Dinine çok bağlı olan kimse. Tutkun. Hayran. Fanatik. Meraklı. Esir. Sofu. Dindar. Zahit. Düşkün.

Laborist zıt anlamlı kelimeler, Laborist kelime anlamı

Idle : Kullanılmayan. Avarelik etmek. Boş gezmek. (motor) boşta çalışmak. Boşta. İşlemeyen. Oyalanmak. Tembel. Boşa geçen.

Generalist : Her konuda anlatacak birşeyleri olan bilgili kimse. Genel kültürü kapsamlı kişi. Kültürlü kişi. Kültürlü kimse. Genel kültürü kapsamlı kimse.