Buff türkçesi Buff nedir

  • Yumuşak bir şeyle parlatmak.
  • Ten rengi.
  • Perdah etmek.
  • Soluk sarı.
  • Devetüyü.
  • Açkılamak.
  • Perdahlamak.
  • Yumuşak birşeyle parlatmak.
  • Meraklı.
  • Düşkün.
  • Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri.
  • Öküz derisi.
  • Perdah vurmak.
  • Devetüyü rengi.
  • Hasta.
  • Kösele rengi.
  • (araba veya radyo vb) meraklısı.
  • Deri ile parlatmak.

Buff ile ilgili cümleler

English: How much grass does a buffalo eat per day?
Turkish: Bir bizon günde ne kadar ot yer?

English: He's a movie buff.
Turkish: O bir film tutkunu.

English: Ali is a film buff.
Turkish: Ali bir film düşkünü.

English: A buffalo is akin to an ox.
Turkish: Bufalo, öküzle akrabadır.

English: Hundreds of buffaloes moved toward the lake.
Turkish: Yüzlerce manda göle doğru yöneldi.

Buff ingilizcede ne demek, Buff nerede nasıl kullanılır?

Buff state : Aradevlet. Tıkama bölgesi devleti. Coğrafi konumu bakımından, güçlü ve birbirine düşman iki devlet arasında bulunan devlet.

Buff turkey : Buff hindisi. Kırmızı burbon hindisiyle ortak tarihi olan ve en eski hindi ırkları içerisinde kabul edilen, tüm beyaz kanat tüylerinde kahverengi-sarı rengi bulunan, tüylerin tamamında kahverengi-sarı renk bulunan, hindi ırkı.

Blindmans buff : Körebe oyunu.

In the buff : Çırılçıplak. Çıplak. Anadan üryan. Şallak mallak. Dımdızlak. Anadan doğma. Anadan doğma çıplak.

 

Buffalo : İnanda. Amfibi panzer. Karasığır. Bufalo. Manda. Gözdağı vermek. Bizon. Camız. Sığır. Dombay.

Buffaloes : Amfibi panzer. Karasığır. Bizon.

Buffaloing : Dombay. Manda. Karasığır. İnanda. Bizon. Sığır. Gözdağı vermek. Camız. Bufalo.

Buffalos : Camız. Bizon. Sığır. Amfibi panzer. İnanda. Sığırlar. Bufalo. Gözdağı vermek. Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. boğa (bos taurus), tibet sığırı (b.grunniens), hint mandası (buffelur bubalus), yaban sığırı (bibos gaurus) misk öküzü (ovibos moschatus) türleri iyi bilinir.

Buffed : Devetüyü rengi. Perdahlamak. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah etmek. Deri ile parlatmak. (araba veya radyo vb) meraklısı. Açkılamak. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Perdah vurmak. Devetüyü.

Buffalo grass : Boğa otu.

İngilizce Buff Türkçe anlamı, Buff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sleeking : Düzlemek. Pürüzsüzleştirme. Şıklaştırma. Pürüzsüzleştirmek. Parlatmak. Parlatma.

Diseased : Hastalıklı. Mariz. Rahatsız. Alil. Sayrı. Muallel.

Bacchant : Ayyaş. İçki alemi ile ilgili. Baküs rahibi. Sarhoş.

Case : Neden. Sokmak. Delil. Çanta. Sorun. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutu. Örnekolay. Kovan. Vaka.

Sleek : İpek gibi. Besili. Yüze gülücü. Pırıl pırıl. Parlak tüylü. Biçimli. Düzlemek. Yağcı. Pürüzsüz.

 

Polishes : Parlatmak. Cilalamak. Cilalanmak. Boyamak (ayakkabı). Düzeltmek. Terbiye etmek.

Ailing : Rahatsız. Keyifsiz.

Aficionado : Hayran. Spor meraklısı. Meraklı (spor terimi). (spora) meraklı. Deli. Aşık. Fanatik. Boğa güreşi meraklısı.

Bugs : Tutku. Yarım kanatlılar. Tahtakurusu. Gizli mikrofon. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, hortumlu böcekler (rhynchota) takımından, çoğunlukla yassı vücutlu, ön kanatları dipten başlayarak yandan çoğu sertleşmiş, son tarafları zar halinde, art kanatları da zar biçiminde, nimf ve erginlerinde integümentte genel olarak çok pis kokan bezler bulunan, çoğu karada, bazısı suda yaşayan, kan ve bitki öz suyu emerek beslenen bir alt takım. süne (eurygaster integriceps), kımıl (aelia rostrata), tahtakurusu (cimex lectularius), su akrebi (nepa cinerea) iyi bilinen türleridir. hemiptera. Programdaki hatalar. Tahtakuruları. Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır.

Nude : Çıplak. Çıplaklık. Nü. Hükümsüz. Çıplak resmi. Geçersiz. Çıplak insan vücudu. Çıplak kimse.

Buff synonyms : aerophile, flesh coloured, affected, calendered, colorings, down at heels, cases, hit, awestruck, almsmen, polish, light brown, flesh colored, connoisseur, fanatic, crapulent, addicted, camel hair, glazes, flaxy, bacchanal, burnishes, bug, fallowed, calenders, groupie, oxhide, amateurs, lover, almsman, flesh colour, complexions, amateur.

Buff zıt anlamlı kelimeler, Buff kelime anlamı

Leader : Rehber. Şef. Baş. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Lider. Önder. Başyazı. Başta gelen kimse. Önayak. Başmakale.

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.

Buff ingilizce tanımı, definition of Buff

Buff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Obsolete except in the phrase "Blindman`s buff.". To polish with a buff. [Bakınız: Buff]. A buffet. Sturdy. Made of buff leather. A blow. To strike. Also, the skins of oxen, elks, and other animals, dressed in like manner. Firm. A sort of leather, prepared from the skin of the buffalo, dressed with oil, like chamois.