Labour turnover türkçesi Labour turnover nedir

  • İşçi devri.
  • İşgücü devri.
  • Emek devir oranı.
  • Belirli bir dönemde bir ülke, kesim ya da firmada işten ayrılanların sayısının sırasıyla ülke, kesim ya da firmanın ortalama çalışan sayısına bölünmesiyle bulunan ve çalışanların emek piyasasına giriş ve çıkışlarını gösteren oran.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşten ayrılma oranı.
  • Personel değişim oranı.
  • Firmadan veya bir sanayiden, belli bir dönemde, herhangi bir sebeple ayrılmış işçi sayısının, o firmada veya sanayide çalışan ortalama işçi sayısına oranı. işgücü piyasasında, farklı işgücü grupları (işsiz, işlendirilen, işgücüne dahil olmayan gibi) arasında yer değiştirenlerin toplam işgücüne oranı.

Labour turnover ingilizcede ne demek, Labour turnover nerede nasıl kullanılır?

Labour : İş gücü. Güçlükle hareket etmek. Boğuşmak. Doğum sancısı çekmek. İşçi. (gemi) denizde çalkalanmak. Doğum sancısı. İşçi sınıfı. Emek vermek. Doğurma.

Turnover : Satış işlemleri. Fire. Yapılan iş. Bir ortaklığın bir yıl boyunca alış ve satış tutarlarının genel toplamı. Devirme. Devir. Meyveli turta. Devir hızı (para vb.). Devir hızı. Sermaye devri.

Labour saving technique : Emek tasarruf edici teknik. Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, ücretlerin faize göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde emeğin yerine sermayenin kullanılması.

 

Labour agreement : Toplu iş anlaşması. İş sözleşmesi.

Labour augmenting technical progress : Emek gücünde fiziksel bir artış olmadığı halde tıpkı emek gücünde bir artış olmuş gibi çıktıda artışa neden olan teknolojik gelişme. bu durum üretimde emek gücünün sayısını arttırmaksızın çıktı içinde emek payını artırır. Emek artıran teknolojik ilerleme.

Labour camp : Çalışma kampı.

İngilizce Labour turnover Türkçe anlamı, Labour turnover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Labour turnover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Labor turnover : İşçi giriş çıkış devri. İşçi dönüşümü. Bir işletmede belli bir süre içinde işi bırakanlarla bunların yerine alınanların sayısı. İşçi devir oranı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Labour turnover synonyms : separation rate, a shift in individual demand, a change in individual demand, crude wastage rate, a shift in supply, ability rent, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a pass through certificate.