Lake dwelling türkçesi Lake dwelling nedir

  • Tarih alanında kullanılır.
  • Göl üstü veya kenarı yerleşim yeri.
  • Tarih öncesi zamanlarda göllerin içinde kazıklar üzerine kurulan barınaklardan oluşan köy.
  • Gölköyü.
  • Göl üstü ev.
  • Göl evi.
  • Kazı üstü evleri.

Lake dwelling ingilizcede ne demek, Lake dwelling nerede nasıl kullanılır?

Lake : Lake boya. Lal rengi boyarmadde. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Kırmızı boya maddesi. Göl. Abanoz rengi boya. Koyu kırmızı boya. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri.

Dwelling : Ev. Oturma. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Yapı. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Hane. Mesken.

 

Lake asphalt : Göl asfaltı.

Lake bed : Göl tabanı. Göl yatağı.

Lake bottom : Göl dibi.

Lake breeze : Göl meltemi.

İngilizce Lake dwelling Türkçe anlamı, Lake dwelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lake dwelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archon : Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Hükümdar. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Arhont.

Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.

Areopagite : Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Areopagit.

Almanac : Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Almanak. Yıllık. Günbilik.

Armour : Zırhlı güçler. Zırhla kaplamak. Yarak. Korumalık. Zırh kablo. Zırh. Silah. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Güney dakota eyaletinde şehir.

 

Apostle : Dönme. Apostol. Havari. Lider. Önder. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Döneklik. Öncü. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri.

Antiquity : Eski zaman. Eskilik. Kalıntılar. Çok yaşlı kimse. Eski uygarlık. Antik çağlar. Antikalık. Eski yapıtlar. İlkçağ. Eski çağlar.

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale. Akropol.

Axis powers : Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri. Eksen devletleri.

Armistice : Silahları bırakma. Savaşı bırakma. Mütareke. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Silah bırakma. Ateşkes.

Lake dwelling synonyms : barricade, autocracy, barbarian, barbary, archives, archer.