Latex türkçesi Latex nedir

  • Lateks.
  • Kauçuk ham maddesi.
  • Ham kauçuk.
  • Bitki sütü.
  • Kauçuk hammaddesi.
  • Aglütinasyon reaksiyonlarında, eriyebilir protein veya polisakkarit moleküllerine bağlanmış ve aglütinasyonun varlığının ortaya konulmasına yarayan sentetik partiküller.
  • Kauçuk türü bitkilerin öz suyu.
  • Kauçuk sütü.
  • İç mukavemet reçinesi.
  • Süt.
  • Kimi ağaçların süt görünümündeki özsuları ya da soymukları.
  • Bitki, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Latex ile ilgili cümleler

English: Ali put on latex gloves.
Turkish: Ali lateks eldiven giydi.

English: Ali put on a pair of latex gloves.
Turkish: Ali bir çift lateks eldiven giydi.

Latex ingilizcede ne demek, Latex nerede nasıl kullanılır?

Latex paint : Tutkallı boya. Plastik boya. Lateks boya.

Latexes : İç mukavemet reçinesi. Lateks. Ham kauçuk. Kauçuk hammaddesi. Kauçuk sütü. Kauçuk türü bitkilerin öz suyu. Bitki sütü. Kauçuk ham maddesi.

Late afternoon : Akşama doğru. Öğleden sonra geç saatlerde. Akşam üstü.

Late at night : Gecenin ilerleyen saatlerinde. Gece yarısı. Gecenin geç saatinde.

Late bloomer : (yeteneklerini gösterme anlamında) geç açılmış. Normalden daha geç bir yaşta olgunlaşan kimse. Geç olgunlaşan kimse. Geç serpilen. Geç olgunlaşan.

Late child : Geç dünyaya gelen çocuk. Ailenin son çocuğu. Yaşlı anne babadan doğan çocuk.

 

Late frost : Geç don. Geç donmuş.

Late born : Geç dünyaya gelen çocuk. Yaşlı anne babadan doğan çocuk. Ailenin son çocuğu.

Late genes : Virüs çoğalma adımının son dönemlerinde etkin olan ve virüsün yapısal proteinlerine ait bilgileri taşıyan genler. Geç genler.

Late charge : Gecikme cezası. Vade farkı. Faturanın zamanında ödenmediği için kesilen ceza.

İngilizce Latex Türkçe anlamı, Latex eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Latex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Milks : Süt vermek (inek). Sömürmek. Faydalanmak. Sağmak. Yolmak. Çekmek. Sağmak (inek). Süt sağmak. Sütümsü madde.

Natural rubber : Hevea brasiliens ağacının lateks adı verilen özsuyundan elde edilen, 2-metil bütadiyenin çoğuzlaşmasıyla oluşan esnek katı özdek. Kauçuk. Doğal kauçuk.

Batter : Yıpratmak. Hor kullanmak. Hırpalamak. Meyilli olmak (duvar). Pasta hamuru. Vuruş yapan oyuncu. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Güm güm vurmak. Bam güm vurmak. Hasara uğramak.

Rubber : Lastik kaplamak. Lastik. Masajcı. Lastik ayakkabı. Üç oyundan ikisini kazanma. Merakla bakınmak. Prezervatif. Ovucu. Su geçirmez yapmak. Perdah taşı.

Exudate : Dışarı boşaltılan madde. Eksüda. Dışarı salgılanan madde. Eksudat. Yangı nedeniyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan protein ve hücrelerden meydana gelen sıvı, eksüda. Eksüdat. Dıaşrı atılan madde. Dışarı sızan madde. Dışarı sızma.

Col : Kor. Geçit. Dağ geçidi. Vadi. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Ko. Kol. Boyun.

Galactic : Galaksi ile ilgili. Galaktik. Samanyoluna ait. Samanyolu ile ilgili. Gökada ile ilgili.

 

Milk : Süt vermek (inek). Süt sağmak. Çekmek. Sömürmek. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Yolmak. Sütümsü madde. Sağmak. Sağmak (inek). Faydalanmak.

Gala : Gala. Şenlik. Daha çok opera için kullanılan resmi giysi ile gidilmesi zorunlu gösteri gecesi. Özellikle pahalı filmlerin ön oynatımında uygulanan bir gösterim yöntemi; önceden yer ayırtmak yoluyla yüksek girimlik ödeyen izleyicilerin yanı sıra, seçkin çağrılılara, gösterilen filmde görev alan sanatçılara da yer verilen gösterim. Kutlama. Bayram. Şenlik ile ilgili. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Lactic : Sütten elde edilen. Süte ait. Laktik. Ekşimiş sütten elde edilen. Süte ilişkin. Süt (ile ilgili).

Latex synonyms : rubber base paint, gum elastic, battered, latex paint, latexes, raw rubber, galacto, india rubber, caoutchouc, latices, exudation, water base paint.

Latex ingilizce tanımı, definition of Latex

Latex kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A milky or colored juice in certain plants in cavities (called latex cells or latex tubes). It contains the peculiar principles of the plants, whether aromatic, bitter, or acid, and in many instances yields caoutchouc upon coagulation.