Laudative türkçesi Laudative nedir

  • Saygılarını sunan.
  • Övgü ifade eden.
  • Metheden.
  • Öven.

Laudative ingilizcede ne demek, Laudative nerede nasıl kullanılır?

Laudation : Sitayiş. Sena. Övme.

Laudator : Şakşakçı. Övgü yağdıran eden kimse. Saygılarını sunan kimse. Metheden kimse. Hakem. Öven kimse. (hukuk terimi) arabulucu. Yücelten kimse. Takdir eden kimse. Övgü yağdıran kimse.

Laudatorily : Takdire değer bir biçimde. Övgüye değer bir biçimde. Övülmeye layık bir şekilde. Beğenilecek bir şekilde.

Laudators : Metheden kimse. Şakşakçı. Takdir eden kimse. Saygılarını sunan kimse. Öven kimse. Övgü yağdıran kimse. (hukuk terimi) arabulucu. Yücelten kimse. Hakem. Övgü yağdıran eden kimse.

Laudatory : Övücü. Övgü dolu.

Laudatory remark : Övgü. Övgü dolu yorum. Övgü dolu sözler. Göklere çıkaran yorum.

Alauda arvensis : Çayır kuşu. Tarla kuşu. Uçarken ötmesiyle bilinen ve yaygın rastlanan avrupalı çayır kuşu. Bayağı toygar. Bayağı tarla kuşu. Tarlakuşu. Toygar.

Laudanum : Afyon ruhu. Lodanum. Afyon tentürü. Lavdanom.

Laudableness : Takdire şayan olma. Alkışı hak etme. Övgüye layık olma. Takdire layık olma.

Laudably : Överek. Övgüye değer bir biçimde. Alkışı hak eden bir şekilde. Övgüye değer bir şekilde. Takdire layık bir şekilde.

İngilizce Laudative Türkçe anlamı, Laudative eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Laudative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sternutatory : Sternutatuar. Aksırtıcı. Sternutatori.

Eulogistic : Övgü niteliğinde.

Activating : Aktif hale getirme. Harekete geçirme eylemi. Harekete geçirerek. Aktive edici. Etkinleyici. Faal. Aktif yapma. Etkinleştiren.

Motivating : Hareket ettirmek. Motive etmek.

Errhine : Burna çekilip akmasını kolaylaştıran ilaç. Burun yoluyla içe çekilen ilaç. Burnun akmasını kolaylaştıran.

Contributive : Sunan (yardım, bağış, bilgi, fikir, vs.). Yardım eden. Veren. Yardımcı.

Conducive : Olanak sağlayan. Yardımcı. Yol açan. Vesile olan. Sebep olan. Neden olan. Mucip olan. Yardım eden.

Purgative : Pürgetif. Pürgatif. Kabızlık veya sindirim kanalında meydana gelen zehirlenme durumlarında ishal oluşturmak için hazırlanan ilaç, sürgüt, katartik. Sürgüt. Müshil. İçsürdürücü. Aperient.

Flattered his ego : Onun hoşuna giden. Onu öven. Onu memnun eden. Onun egosunu okşayan.

Extoller : Yücelten. Son derece övgüler düzen veya komplimanlar yapan kimse. Diğerini öven metheden kimse.

Laudative synonyms : sternutative, inducive, anorectic, responsible for, cathartic, actuating, tributary, motive, commendatory, inductive, evacuant, flattering, extollers, responsible, exalter, contributory, motivative, motor, causal, glorifying, aperient, eulogistical, encomiastic, eulogizer, anorexigenic, exalters, contributing, precipitating, approbatory, abortifacient, eulogizers, fast.

Laudative zıt anlamlı kelimeler, Laudative kelime anlamı

Noncausative : Sebep teşkil etmeyen. Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer). Nedensel olmayan. Etki üretmeyen.

Costive : Kabız. Cimri. Hasis.

Laudative ingilizce tanımı, definition of Laudative

Laudative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Laudatory. A eulogy. A panegyric.