Conducive türkçesi Conducive nedir

  • Sebep olan.
  • Olanak sağlayan.
  • Vesile olan.
  • Neden olan.
  • Mucip olan.
  • Yol açan.
  • Yardım eden.
  • Yardımcı.

Conducive ile ilgili cümleler

English: Good health is conducive to happiness.
Turkish: İyi sağlık, mutluluk için yardımcıdır.

Conducive ingilizcede ne demek, Conducive nerede nasıl kullanılır?

Be conducive to : Müsait olmak.

Conduciveness : Olanak sağlayabilirlik. Üretme veya yardım etme niteliği. Yardımcı.

Conducing : Götürmek. Neden olmak. Yardım etmek. Katkıda bulunmak. Gerektirmek. Yol açmak.

Conduce : Götürmek. Yol açmak. Gerektirmek. Yardım etmek. Katkıda bulunmak. Neden olmak.

Conduce to : Katkıda bulunmak. Vesile olmak. Neden olmak. Yardım etmek.

Conduct a research : Araştırma yürütmek. Araştırma yapmak.

Conduct mark : Davranış notu. İlk ve orta dereceli okullarda öğrencilerin, genel ahlak ilkeleri ve okulca saptanmış kurallar karşısındaki tutum ve davranışlarını değerlendirmek üzere verilen not.

Conduces : Götürmek. Neden olmak. Yardım etmek. Yol açmak. Gerektirmek. Katkıda bulunmak.

Conduct a survey : Anket yapmak.

Conduct disorder : Davranış bozukluğu. Tavır bozukluğu. Davranım bozukluğu. Tutum bozukluğu. Ruhsal çatışmalar sonucu ortaya çıkan, toplumsal yönden huzursuzluk yaratan ya da toplum kurallarını çiğneyen davranış uyumsuzluğu.

 

İngilizce Conducive Türkçe anlamı, Conducive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conducive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aider : Suça yardım eden. Emir subayı. Yaver. Asistan.

Attenders : Hizmet eden. Eşlik eden. Servis yapan.

Instigative : Körükleyici. Başlatan. Tahrik eden. Teşvik eden. Provoke eden. Fitilleyen.

Accessorily : Yardımcı olarak. Bütünleyici bir şekilde. Destek olarak. Bir suçluya suç ortağı olarak. Yardımcı bir rol üstlenerek.

Provocative : Çekici. Provokatif. Provakatif. Uyandıran. Kızdırıcı. Cazip. Çıkaran. Tahrik edici. Sinirlendirici.

Adjunct : Tamamlayıcı. Tamamlayan. Ek. Niteleme sözcüğü. Mütemmim. İkinci dereceden şey. İlave. Muavin. İkinci derecede olan şey.

Facilitative : Kolaylaştırıcı. Kolaylaştıran. Yardımcı olan.

Accessory : Eklenti. Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen). Yataklık. Aksesuar. Muharrik. Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması. Suç ortağı. Yedek parça. İkinci derecede suç ortağı. Yardakçı.

Caused : Sebep oldu. Sebep olmak. Sebep olmuş. Neden olmak. Doğurmak. Meydan vermek. Yol açmak. Yol açtı. Mütevellit.

Accessaries : Yardakçı. Suçortağı. Suç ortağı. Suç ortağı olan. Aksesuar.

Conducive synonyms : attender, accessorial, occasioned, accessary, contributories, adjoint, creative, causer, contributive, adjutant, causers, causative, contributory, adjoints, facient, concomitant, accessorius, provoking, tributary, acolyte, adjuvant, adjutants, accommodating, adjuncts, causing, acolytes, contributing.

 

Conducive zıt anlamlı kelimeler, Conducive kelime anlamı

Noncausative : Sebep teşkil etmeyen. Etki üretmeyen. Nedensel olmayan. Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer).

Conducive ingilizce tanımı, definition of Conducive

Conducive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to promote. Loading or tending. Contributive. Helpful.