Laws of refraction türkçesi Laws of refraction nedir

  • Kırılım yasaları.
  • Gelen ışın, kırılan ışın ve iki saydam ortamı ayıran yüzeyin geliş noktasındaki dikeyinin aynı düzlemde olduğunu ve geliş açısının dikmeliğinin kırılma açısınınkine oranının bir ortam çifti için değişmez bir sayı olduğunu belirleyen iki yasa.
  • Fizik alanında kullanılır.

Laws of refraction ingilizcede ne demek, Laws of refraction nerede nasıl kullanılır?

Laws : Hukuk. Kanun. Cezaevi görevlileri. Tüze. Yasa. İlke. Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler, bk. halk tüzesi. Dava. Yasal çözüm.

Of : -li. -in. -nin. Li. -nın. Yüzünden. Hakkında. -dan. İle ilgili. Nin.

Refraction : Sapma. Kırılma. Belirli bir ışınımın, optik bakımdan bağdaşık olmayan bir ortamda yayılma hızı değişimleriyle ya da bir ortamdan başka bir ortama geçmeyle yayılma doğrultusunu değiştirmesi. Işık demetinin yönünün, çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi. Işığı kırma gücü. Işının, yoğunlukları değişik iki ortamın birinden ötekine geçerken doğrultusunu değiştirmesi olgusu. Bir ışının, saydam bir ortamdan öbürüne eğik olarak geçerken doğrultusunun değişmesi. Kırılma (ses vb). Işığın kırılması. Işık kırılması.

Laws of matrimony : Erkek ve kadın arasındaki ilişki ile ilgili düzenlemeler. Evlilik kanunları.

 

Laws of mechanics : Statik ve kinematik bilimlerinin temel yasaları. Mekanik yasaları. Kinetik.

Laws of personal status : Aile durumu kanunları. Erkek ve kadın arasındaki ilişki ile ilgili düzenlemeler.

Laws of the torah : Tevrat kanunları. İncil'de yazılmış olduğu şekilde yahudi dinsel kanunları. Koşulların dikkate alınmadığı kanunlar.

Laws of nature : Doğa kanunları. Doğanın o şekilde çalıştığı ve değiştirilemeyen durum.

Laws of thought : Düşünme yasaları.

Angle of refraction : Kırılma açısı. Kırılım açısı.

İngilizce Laws of refraction Türkçe anlamı, Laws of refraction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laws of refraction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accelerometer : Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Hızlanma ölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen aygıt. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. Akselerometre. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeölçer.

Absorption loss : Soğurma kaybı. Absorpsiyon kaybı. Emme yitiği. Emme kaybı. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi.

Absorptiometer : Soğurumölçer. Soğurma cihazı. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurum ölçmek için kullanılan alet.

 

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon. On kulon.

Absorptivity : Soğurma katsayısı. Emme yetkesi. Emebilirlik. Emme sığası. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutma katsayısı. Emme kapasitesi. Soğurabilirlik. Emicilik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Salt sıfır. Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat).

Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler. Salt birimler.

Laws of refraction synonyms : absolute concentration, abnormal reflection, absorption band, accumulation coefficient, acoustic absorptivity, abampere.