Laws türkçesi Laws nedir
- Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler, bk. halk tüzesi.
- Kanun.
- Tüze.
- Yasa.
- Kural.
- Yasalar-tüzükler.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Yasal çözüm.
- Dava.
- Mevzuat.
- Hukuk.
- Cezaevi görevlileri.
- İlke.
- Yasalar, yönetmelikler gibi devletçe düzenlenip yürürlüğe konulan ve uygulanılması zorunlu olan belgeler.
- Kanun ve tüzükler.
Laws ile ilgili cümleler
English: Not all laws are just.
Turkish: Tüm kanunlar adil değildir.
English: Are all laws just?
Turkish: Bütün kanunlar adil midir?
English: It's probably just a myth that Isaac Newton discovered the laws of gravity when an apple fell on his head while he was sitting under a tree.
Turkish: Isaac Newton'un bir ağacın altında otururken kafasına bir elma düştüğünde yerçekimi kanunlarını keşfetmesi muhtemelen tamamen bir efsanedir.
English: Everything is subject to the laws of nature.
Turkish: Her şey tabiat kanunlarına tabidir.
English: Many countries have laws prohibiting smoking.
Turkish: Birçok ülkenin sigara içilmesini yasaklayan yasaları var.
Laws ingilizcede ne demek, Laws nerede nasıl kullanılır?
Laws and regulations : Yasa ve yönetmelik.
Laws of matrimony : Erkek ve kadın arasındaki ilişki ile ilgili düzenlemeler. Evlilik kanunları.
Laws of mechanics : Mekanik yasaları. Kinetik. Statik ve kinematik bilimlerinin temel yasaları.
Laws of nature : Doğanın o şekilde çalıştığı ve değiştirilemeyen durum. Doğa kanunları.
Laws of personal status : Aile durumu kanunları. Erkek ve kadın arasındaki ilişki ile ilgili düzenlemeler.
Laws of the torah : İncil'de yazılmış olduğu şekilde yahudi dinsel kanunları. Tevrat kanunları. Koşulların dikkate alınmadığı kanunlar.
Arbitration laws : Arabulucu yardımı ile anlaşmazlık çözmeyi düzenleyen kanunlar. Tahkim kanunları. Tahkim kanunu.
Laws of refraction : Gelen ışın, kırılan ışın ve iki saydam ortamı ayıran yüzeyin geliş noktasındaki dikeyinin aynı düzlemde olduğunu ve geliş açısının dikmeliğinin kırılma açısınınkine oranının bir ortam çifti için değişmez bir sayı olduğunu belirleyen iki yasa. Kırılım yasaları.
Laws of succession : Miras kanunları. Mirasla ilgili kuralları ve düzenlemeleri belirleyen kanunlar. Miras kuralları.
Laws of torts : Haksız fiil hukuku. Haksızlıklarla ilgili olan kanunlar.
İngilizce Laws Türkçe anlamı, Laws eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Laws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Droit : Yasal hak. Adalet. Hak.
A posteriori analysis : Ardıl çözümleme. A posteriyori analiz.
Regulatory : Ruhsatlandırma ile ilgili. Mevzuata ilişkin. Düzenleyici.
Lawing : Fen bilimlerinde kanun. Kaide. Adalet. Nizam. Usul.
Case : Kılıf. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eatde uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Durum. Tuhaf tip. Kutulamak. Kovan. Husus. Çanta. Kanıt. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun.
Legem : Yönetmelik. Statü. Ferman (hukuk terimi).
Constitution : Tüzük. Esas kanun. Oluşturma. Temel yapı (bünye). Bileşim. Vücudun, insana özgü olan ve başarı yeteneğini saptayan temel yapısı. Tıynet. Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Konstitüsyon.
Droits : Adalet. Hak. Yasal hak.
Rules : Esaslar. Kurallar. İçtüzük. Töre. Yönetmelik. Tüzük.
Code of conduct : Adap kuralı. Deontoloji. Davranış ve protokol kuralları. Mesleki ahlak kuralları. İş ahlakı. Tüzük. Davranış kuralları. Davranış kodu.
Laws synonyms : book of deuteronomy, tanach, tanakh, book of exodus, hebrew scripture, book of leviticus, book of genesis, a b model, enaction, disposition, genesis, a priori information, court case, maxim, actions, leviticus, basis, assertions, pentateuch, lawings, element, jus, law suit, a posteriori probability, keynotes, cause, instance, law, doctrines, guideline, prescript, exodus, gospel.

Bu kısımda Laws kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Laws ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Laws anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Laws ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.