Lefthanded polarized türkçesi Lefthanded polarized nedir

  • Solak ucaylı.
  • Yayılma doğrultusu ile açısal devinirliği karşıt yönlü olan çembersel ucaylı (ışık).
  • Fizik alanında kullanılır.

Lefthanded polarized ingilizcede ne demek, Lefthanded polarized nerede nasıl kullanılır?

Lefthanded : Sol elini kullanmayı tercih eden. Sağdan sola doğru dönme. Sol el ile kullanılmak üzere yapılmış. Entrikacı. Solak. Sol el ile yapılan. Acemice. Acemi. Saat aksi yönünden dönerek çalışan. Sinsi.

Polarized : Kutuplaştırmak. Ucaylanık. Kutuplaştırılmış. Kutuplanmış. Polarize. Polarılmış. Polarize etmek. Polarize edilmiş.

Lefthandedness : Tartışılabilir nitelik. Sol elini kullanmayı tercih etme durumu. Şüpheli olma durumu. Solaklık. Sol elin dominant olduğu durum. Beceriksizlik.

Become polarized : Kutuplaşmak.

Depolarized : (amerikan ingilizcesi) kutupluluğu kaldırılmak (depolarise olarak da yazılır). Depolarize.

Left handed polarized : Solak kutuplu.

İngilizce Lefthanded polarized Türkçe anlamı, Lefthanded polarized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lefthanded polarized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği.

 

Absorptivity : Yutma katsayısı. Yutuculuk. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurganlık. Emicilik. Emebilirlik. Soğurma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurabilirlik.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük.

Abcoulomb : Saltık coulomb. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absolute units : Temel kütle. Saltık birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Accelerometer : İvmeölçer. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Akselerometre. İvme ölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanmayı.

Lefthanded polarized synonyms : absolute zero, acoustic feedback, absorption band, absorptiometer, absorption loss, abampere.