Lemonish türkçesi Lemonish nedir

Lemonish ingilizcede ne demek, Lemonish nerede nasıl kullanılır?

Polemonium : Kedi otu.

Telemonitoring : Uzaktan gözetleme.

Lemon balm : Oğul otu. Melisa. Limonotu. Melisotu. Melissa. Oğulotu. Limon otu. Kovanotu. Acem otu.

Lemon butter : Limon yağı.

Lemon dab : Dere pisisi.

Lemon grass : Limon otu. Limon aromalı parfümlü yağ üreten hindistan'a ve sri lanka'ya özgü ot.

Lemon juice : Limon suyu. Limondan sıkılmış olan özsu.

Lemon sole : Kızıldil. Bir tür dilbalığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından bir balık türü.

Lemon squash : Limonata. Yeni sıkılmış limon suyu. Sıkılmış limon suyu. Limon şurubu. Limonata konsantresi.

Lemon soda : Limonlu gazoz.

İngilizce Lemonish Türkçe anlamı, Lemonish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lemonish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caution : Temkin. Uyarı. Dikkat. İkaz etmek. Dikkatini çekmek. İhtiyat. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Uyarmak. Sakınma.

Pulverize : Mahvetmek. Haşat etmek. Toz yapmak. Hezimete uğratmak. Toz haline gelmek (ezilip). Ufalamak. Ezmek. Toz haline getirmek (ezip). Toz haline gelmek. Un ufak etmek.

Monish : Uyarmak.

 

Warn : Öğütlemek. Haber vermek. Tembih etmek. İkazda bulunmak. İhtar vermek. İhbar etmek. İkaz yapmak. İkaz etmek. Uyarmak. İhtar etmek.

Destruct : Hedefe ulaşmadan imha etmek. İmha edilmek. Tahribat yapmak. Füze imhası. Kendi kendini imha etmek.

Lemony : Limonsu. Limonlu.

Pulverise : Hezimete uğratmak. (sıvı) püskürtmek. Un ufak etmek. Ufalamak. Toz yapmak. Toz haline gelmek (ezilip). Toz haline getirmek. Zerreleşmek. Haşat etmek. Toz haline getirmek (ezip).

Lemon yellow : Limon sarısı.

Destroy : Kırmak. Yok etmek. Öldürmek. Harap etmek. Yıkmak. Zeval vermek. İmha etmek. Tüketmek. Ümidini yıkmak. Tahrip etmek.

Lemonish zıt anlamlı kelimeler, Lemonish kelime anlamı

Praise : Gururunu okşamak. Şükretmek. Şükran. Tesenna. Övme. Hamdetmek. Methetmek. Övgüyle söz etmek. Methiye. Övmek.