Caution türkçesi Caution nedir
- İkaz etmek.
- Korunu.
- İhtiyat.
- İhtar.
- Sakınma.
- Uyarı.
- Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği.
- Dikkatini çekmek.
- Temkin.
- Tembihlemek.
- Tembih etmek.
- Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı.
- İhtar vermek.
- İhtar etmek.
- Uyarmak.
- Dikkat.
- Atletizm alanında kullanılır.
Caution ile ilgili cümleler
English: High school students who flagrantly smoke in class and the teachers who can't caution them will be punished.
Turkish: Sınıfta aşikar bir şekilde sigara içen lise öğrencileri ve onları uyaramayan öğretmenler cezalandırılacak.
English: From this point, we must proceed with caution.
Turkish: Bu noktadan sonra, dikkatle devam etmeliyiz.
English: Ali advised caution.
Turkish: Ali dikkat tavsiye etti.
English: He advised caution.
Turkish: O, dikkat tavsiye etti.
English: Everything should be done with the greatest caution.
Turkish: Her şey en büyük dikkatle yapılmalı.
Caution ingilizcede ne demek, Caution nerede nasıl kullanılır?
Caution board : İhbar işareti.
Caution money : Kefalet. Teminat parası. Geçici teminat. Muvakkat teminat. Depozito. Geçici inanca. Geçici inanca olarak yatırılan para ya da bankalarca geçici inanca karşılığı verilen yazılım. Teminat.
Throw caution to the wind : Tedbirli davranmaktan vazgeçmek. İhtiyatı elden bırakmak. Risk almak. Riske girmek.
Exercise caution : Özenli olmak. Tetikte olmak. Dikkatli olmak.
Cautionary : İhtiyati. Uyarı niteliğinde. Uyaran. Ders veren. İkaz edici. Uyarıcı.
Cautions : İhtar vermek. Dikkat. Temkin. İhtiyat. Uyarmak. Tembih etmek. İhtar etmek. İkaz etmek. Tembihlemek. Dikkatini çekmek.
Incaution : Dikkatsiz olma durumu. Acelecilik. Tedbirsizlik. Dikkatsizlik.
Cautionary tale : Eğitici öykü.
Cautioned : Dikkatini çekmek. Uyarmak. İhtar etmek. Tembih etmek.
Air raid precautions : Hava saldırısı önlemleri.
İngilizce Caution Türkçe anlamı, Caution eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Caution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Advancing foot : Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak. İlerideki ayak.
Sobrieties : Süssüzlük. İtidal. İmsak. Ciddiyet. Ilımlılık. Gösterişsizlik. Ayıklık. Ağırbaşlılık. İçkinin etkisi altında olmama.
Interest : Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ürem. İlgilendirmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. İlgisini çekmek. Merakını uyandırmak. İlgi. İstek uyandırmak. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri.
Caveats : İkaz. Uyarılar. İşlemlerin askıya alınması. Askı başvurusu.
Sobriety : İçkinin etkisi altında olmama. Ağırbaşlılık. Ayıklık. Ölçülülük. İmsak. Süssüzlük. Ağırbaşlık. Gösterişsizlik. Ciddiyet.
Notifies : İhbarda bulunmak. Haber vermek. Bilgilendirme yapmak. Bildirmek. Tebliğ etmek. Haberdar etmek. İhtarda bulunmak. İlam etmek.
Evasion : Kaçamak. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Kurtulma. Yakasını kurtarma. Bahane. Kaçırma. Atlatma. Kaçınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kaçınması ya da açık bir yanıt bulamadığı için soruyu yanıtsız bırakarak geçiştirmesi durumu.
Waken : Uyanmak. Körüklemek. Görmek. Anlamak. Uyandırmak. Farkına varmak. Gözünü açmak. Canlandırmak.
Escaping : Kaçma. Kurtulma. Kaçınma. Sıvışma. Tüyme.
Warn : Öğütlemek. İkaz yapmak. Haber vermek. İhtarda bulunmak. İkazda bulunmak. İhbar etmek.
Caution synonyms : dignities, absolute discretion, advise against, carefulness, advise somebody of something, admonition, commination, arce of circle, evasions, care, forewarns, accuracies, alerted, alert to, notice, evading, enjoin, alerts, chief timekeeper, expostulate with, combined competitions, advise on, awakened, demeriting, approach, dignity, avoidances, stabilities, admonishing, reprehended, notify, be attracted, caveating.
Caution zıt anlamlı kelimeler, Caution kelime anlamı
Incaution : Tedbirsizlik. Dikkatsizlik. Acelecilik. Dikkatsiz olma durumu.
Inattentiveness : Savrukluk. Dalgınlık. Dikkatsizlik.
Injudiciousness : Tedbirsizlik. Boşboğazlık. Zayıf muhakeme. Akıl edememe. Mantıksızlık. Düşüncesizlik. Patavatsızlık. Gevezelik.
Caution ingilizce tanımı, definition of Caution
Caution kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wariness. To give notice of danger to. A pledge, bond, or other security for the performance of an obligation either in or out of judicial proceedings. To warn. Prudence in regard to danger. Security. To exhort [one] to take heed. Provident care. The promise or contract of one not for himself but another. A careful attention to the probable effects of an act, in order that failure or harm may be avoided.

Bu kısımda Caution kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Caution ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Caution anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Caution ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.