Escaping türkçesi Escaping nedir

Escaping ile ilgili cümleler

English: The words escaping his lips bear no meaning.
Turkish: Onun dudaklarından kaçan sözler hiçbir anlam taşımıyor.

English: Gas was escaping from a crack in the pipe.
Turkish: Borudaki bir çatlaktan gaz kaçıyordu.

English: I'm escaping.
Turkish: Ben kaçıyorum.

English: Ali is escaping.
Turkish: Ali kaçıyor.

English: Gas seems to be escaping from the pipe.
Turkish: Borudan gaz kaçıyor gibi görünüyor.

Escaping ingilizcede ne demek, Escaping nerede nasıl kullanılır?

Escaping from punishment : Cezalandırmadan kurtulma. Cezalandırmadan kaçınma.

Escaping key : Kaçış tuşu. Konum atlatan tuş.

Escaping tendency : Bir özdeğin kimyasal gerilimini (µ), logaritmik olarak veren buhar basıncına benzer nicelik (f). Kaçma eğilimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Nonescaping key : Konum atlatmayan tuş.

Escapism : Gerçeklerden kaçma. Gerçekten kaçış. Hayal kurma.

Escapade : Yaramazlık. Kaçamak. Hoppalık. Haylazlık. Macera. Çılgınlık. Aptalca hareket. Sergüzeşt.

Escapist story : Romantik hikaye. Hayalperest öykü. Gerçeklerden kaçış hikayesi. Fantazi.

Escapist literature : Romantik kitaplar. Saf veya katıksız eğlence kitabı. Gerçeklerden kaçış edebiyatı. Hayalperest edebiyat. Sırf eğlence kitapları.

 

Escapable cost : Bırakılan gider. Elde tutulması amacıyla yapılmasından vazgeçilen gider. Seçeneklerden birinin diğerine tercih edilmesi durumunda kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilen maliyet. etkin bir yönetimsel kararla, örneğin sigorta gibi zorunlu olmayan bir etkinlikten vazgeçilmesiyle, ortadan kaldırılan söz konusu etkinliğe ilişkin maliyet. Kaçınılabilen masraf. Kaçınılabilir maliyet. Vazgeçilebilen masraf. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Escapist : Hayal dünyasında yaşayan kimse. Romantik. Hayalperest. Gerçeklerden kaçan. Gerçeklerden kaçan kimse. Sürükleyici (roman veya film).

İngilizce Escaping Türkçe anlamı, Escaping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escaping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Getaway : Kaçış. Kaçamak. Firar. Geçit.

Scuttling : (gemiyi batırmak için) delme. Deniz musluğunu açıp batırmak. Tüymek. Gemi musluğunu açıp batırma. Kaçmak. Delik açarak batırma. Gemiyi suyla doldurup batırmak. Delik açarak batırmak.

Desertion : Askerden kaçma. Firar etme. Firar. Terketme. Askerlikten kaçma. Evi bırakma. Bırakıp kaçma. Evlilikte eşlerden birinin, herhangi bir boşanma, ayrılma kararı ya da eşin ve çocukların bakımı ve desteklenmesi konusunda karşılıklı bir anlaşma olmaksızın, eşine duyurmadan birlikte yaşamaya son vermesi. Kaçaklık.

Disentangling : Açılma. Çözmek. Çözülme. Açılmak. Açmak. Serbest bırakmak. Dolaşıklığını gidermek. Serbest kalmak.

Lam : Kaçmak. Dövmek. Kaçış. Saklanmak. Dayak atmak. Sıvışmak. Tüymek.

 

Flighted : Sürü. Böcek sürüsü. Basamak. Uçakla seyahat. Akış. Yağmur (kurşun, ok vb). Uçmak. Uçuş. Kuş sürüsü.

Elopement : Evli bir kadının aşığıyla kaçması. Evli bir kadının kocasından başka birisiyle kaçarak evini terketmesi. Aşığı ile kaçma.

Slinking : Sıvışan. Yavrusunu düşürmek. Gizlice yürümek. Sinsice sokulmak. Erken doğmak (zooloji terimi). Erken doğurmak (zooloji terimi).

Flight : Yağmur (kurşun, ok vb.). Kuş sürüsü. Yağmur (kurşun, ok vb). Kazağı. Uçma. Uçmak. Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Atlama yapan vücudun, ilk sıçramadan konmaya değin havada aldığı yol. Uçuş.

Emancipations : Özgürlüğüne kavuşma. Özgürlük. Özgürleşme. Azat. Azat etme. Kurtuluş. Serbest bırakma. Eşit haklar verme. Özgürlüğüne kavuşturma.

Escaping synonyms : physical process, decampment, lams, flighting, avoidances, abstinency, avoidance, categorically, scampering, abscondment, recoveries, avoiding, extrication, noise, caution, elopements, defining, scamper, forbearance, recovery, disposal, abstentions, process, scrape, evasions, diffidence, desertion from the armed forces, bunked, elusion, skedaddle, desertions, scuddle, evading.

Escaping zıt anlamlı kelimeler, Escaping kelime anlamı

Destructive : Kıran. Yıkıcı. Bozucu. Yok edici. Destrüktif. Tahripkar. Yıkıntılı. Tahrip edici. Zararlı.