Scuttling türkçesi Scuttling nedir

  • Delik açarak batırma.
  • Deniz musluğunu açıp batırmak.
  • [#kaçma Kaçmak].
  • [#tüyme Tüymek].
  • Delik açarak batırmak.
  • (gemiyi batırmak için) delme.
  • Kaçma.
  • Tüyme.
  • Gemi musluğunu açıp batırma.
  • Gemiyi suyla doldurup batırmak.

Scuttling ingilizcede ne demek, Scuttling nerede nasıl kullanılır?

Scuttle : Vazgeçmek. Hızla ilerlemek. (gemi) batırmak. Tüymek. Sıvışmak. Delik açarak batırmak. Hızla yürümek. Deniz musluğunu açıp batırmak. Bozmak. Mahvetmek.

Scuttle away : Kaçmak. (hayvan) kaçışmak.

Scuttlebutt : Mancana. Su mancanası. Şaiya. Kapaklı damacana. Dedikodu. Söylenti.

Scuttled : Tüymek. Deniz musluğunu açıp batırmak. Aceleyle kaçılmış. Tüyülmüş. Delik açarak batırmak. Kaçmak.

Scuttler : Hızla koşan kaçan veya hareket eden kimse. Tüyen kimse. Kaçan kimse.

Side scuttle : Borda lombozu.

Crosscutting : İki olay arasındaki zamansal birliği vurgulamak için kullanılan bir kurgu biçimi. Enine kesme eylemi. Enine kesme. Enine kesen.

Glasscutter : Cam elması. Cam kesen kimse. Cam işçisi. Cam kesici.

Scutter : Acele etmek. Tüymek. Kaçmak. (ingiliz ingilizcesi) hızla kaçmak. Acele kaçan. Tüyen. Hızla koşmak veya hareket etmek. Pasaklı kadın.

Scuttles : Hızla yürümek. Delik açarak batırmak. Hızla ilerlemek. Deniz musluğunu açıp batırmak. Sıvışmak. Kaçmak. Bozmak. Seğirtmek. Tüymek. (gemi) batırmak.

 

İngilizce Scuttling Türkçe anlamı, Scuttling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scuttling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absquatulate : Gizlice kaçıp gitmek. Bir yerden aceleyle ayrılmak. Toz olmak. Ayrılmak (konuşma dili). Bir yerden koşarak uzaklaşmak. Basıp gitmek. Çekip gitmek.

Slicing : Doğrama. Dilme. Dilimleme. Dilici.

Cut away : Bağlayıcı çekim. Kesip çıkarmak. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Kesip çıkartmak. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Kesip atmak. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Budamak.

Beat it : Basıp gitmek. Fıymak. Defolup gitmek. Koşarak gizlice kaçmak. Çabucak kaçmak. Savuşmak. Defolmak. Defol!. Siktir git!.

Desertions : Terk. Askerlikten kaçma. Din değiştirme. Kaçaklık. Firar. Askerden kaçma. Terketme. Firar etme.

Clear out : Sıvışmak. Tertemiz etmek. Çekilip gitmek. Defolmak. Boşaltmak. Boşaltıp temizlemek. Tahliye etmek. Ortadan kaybolmak. Satıp bitirmek.

Scampering : Koşuşturmak. Acele kaçmak. Koşmak. Seğirtmek. Acele kaçış. Acele ile gitmek.

Bust out : Yaprak vermek. Yapraklanmak. Çiçek açmak. Çiçeklenmek.

Bolts : Elemek. Cıvata dişleri. Fırlamak. Çiğnemeden yutmak. Tülbentten geçirmek. Çekilmek (partiden). Sürgülemek. Tıkınmak.

 

Film editing : Film montajı.

Scuttling synonyms : creating by removal, beat a retreat, bunk, avoid, abscond, undercut, flight, absconding, severance, fled, evasions, desertion from the armed forces, division, blow, bunks, scission, skedaddle, abscond from, getaway, scuttles, evasion, blow through, lam, scampered, bolt, absquatulation, bleed off, flighting, dissection, blew, scampers, bunked, severing.

Scuttling zıt anlamlı kelimeler, Scuttling kelime anlamı

Concentration : Bir çözeltinin birim oylumuna düşen ortalama özdecik sayısı. Hacim küçültme. Toplama. Yoğunlaşma. Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi. Teksif. Dikkati bir noktada toplama. Toplanım. Yoğunlaştırma. Bir araya getirme.

Hot : Yeni. Heyecanlı. Kızgın. Seksi. Sıcak. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. Acı. Radyoaktif. Isınmak.