Desertions türkçesi Desertions nedir

  • Kaçaklık.
  • Din değiştirme.
  • Askerden kaçma.
  • Firar.
  • Terketme.
  • Kaçma.
  • Terk.
  • Firar etme.
  • Askerlikten kaçma.

Desertions ingilizcede ne demek, Desertions nerede nasıl kullanılır?

Desertion from the armed forces : Kaçma.

Desertion : Kaçaklık. Kaçma. Terk edilmişlik. Askerden kaçma. Terketme. Firar etme. Terk. Askerlikten kaçma. Evi bırakma.

Desertic : Çöle ait.

Desertification : Çölleşme (çevre). Verimli bir toprak olmaktan çöl haline dönüşme (ekoloji). Çoraklaşma. Çöllenme. Çölleşme.

Deserting : Yüzüstü bırakmak. Terk etmek. Ayrılmak. Bırakmak. Çöl. Firar etmek. Bırakıp gitmek. Kaçmak. Taraf değiştirmek. Terketmek.

Desert island : Terk edilmiş ada. Issız ada. İzole ada.

Desert iguana : Çöl iguanası.

Desert climate : Çöl iklimi. Daha çok dönencelerarası kuşakla, ılıman kuşağın geniş ve deniz etkilerine kapalı bölgelerinde görülen ve başlıca iklimsel niteliği yıllık yağış tutarlarının aşırı azlığı ve kararsızlığı ile sıcaklık ayrımlarının yüksekliği olan iklim türü.

Desert finch : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından 14.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde baş, boyun ve sırt kısmı soluk kahverengi, gerdan, göğüs açık sütlü kahverengi, gövdenin yanları pas rengi lekeli olan, suriye, iran, afganistan, türkistan, türkiye ve moğolistan'da yaşayan bir tür. akşakrak. Boz alamecek.

 

Desert a sinking ship : Zor durumdayken birini terk etmek. Batan gemiyi terketmek. Batan gemiyi terk etmek. Yüzüstü bırakmak.

İngilizce Desertions Türkçe anlamı, Desertions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desertions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jailbreak : Hapisten kaçma. Hapishaneden kaçma. Hapisten firar etme. Hapishaneden kaçış.

Divesture : Giysinin veya başkaca örtünün çıkarılması. Vazgeçme. Haklarından veya mülkiyetinden etme (hukuk terimi). Kamulaştırma. Haklarını alma.

Rejection : Reddedilme. Ret. Rejeksiyon. Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me. Iskarta. Abama. Bir toplumun, başka bir topluma özgü halkbilim öğe, ürün ya da olaylarını benimsememesi, krş. uyum, ödünçleme, benimseyim. Red. Geri çevirme. Değille(n)me.

Breakouts : Patlak verme. Hapisten kaçma. Çıkış yakalama. Toplu kaçış.

Exposals : İptal duyurusu. İfça. Yerleştirme (güneşle ilişkili). Poz. Açığa vurma. Kınama. Açığa çıkarma. Keşfetme. Açık olma. Koruyucusuz olma.

Bunked : Ivır zıvır. Palavra. Kuşet. Yatakta yatmak. Tüymek. Asmak (dersleri). Ranzada yatmak. Kaçmak. Sıvışmak.

Cessions : Bırakma. Feragat. Devir. Devretme. Vazgeçme. Ferağ. Çekilme. (mal veya hak vb) feragat. Verme.

Conversions : Dönüştürme. Sayı. Sayı yapma. Dönme. Değiştirme. Evirtim. Çevirme.

 

Renouncement : Terk etme. Feragat etme. Vazgeçme. Sarfınazar etme.

Escape : Sızmak. Kaçmak. Kaçış. Vazgeçmek. Sıvışmak. Kurtulmak. Kaçak yapmak. Gözünden kaçmak.

Desertions synonyms : unauthorized absence, eluding, proselyted, walkout, bunking, renunciation, decampment, exposal, apostasy, apostasies, proselytes, desertion, reneging, flights, desertion from the armed forces, bolt, walkouts, gaolbreaking, jailbreaks, dereliction, exposure, deviationism, flighting, devolution, elopements, forsaking, escapology, abandonments, abandonment, breakout, bunks, bunk, midnight express.