Liberalism türkçesi Liberalism nedir
- Devletin bireylerin medeni, iktisadi ve siyasi haklarının önünü açtığı ve serbest piyasayı öne çıkarttığı, siyasi felsefi akım. krş. iktisadi liberalizm.
- Hür fikirlilik.
- Ekonomik yaşamda hem bireyin, hem de toplumun en büyük çıkarını gerçekleştirmenin en iyi yolunun yarışma özgürlüğü olduğunu savunan öğreti. (erkinci ekonomi düzeninin siyasal görüşü)insanın haksız ya da gereksiz sayılan bütün zorlama ve baskılardan kurtarılmasını savunan öğreti.
- Erkincilik.
- Düşünme ve konuşma özgürlüğünü benimseyen, kişileri doğal yetenek ve ilgileri yönünde geliştirmeyi eğitimin temel ereklerinden sayan görüş. zihnin, özellikle mantık, matematik, klasik diller ve fizikötesi gibi bilgi dallarını kapsayan bir öğretim programı ile özgürlüğe kavuşabileceğini ileri süren eğitim görüşü.
- Liberalizm.
- Özel girişime dayanan ekonomik kuram.
- Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Özgürlükçülük.
- Ekonomide yasalar sınırı içinde kalmak koşulu ile her tür girişimde alabildiğine özgürlüğü olumlu kılan yöntem.
- Liberallik.
- Serbest dış ticaret görüşü.
- Serbest fikirlilik.
Liberalism ingilizcede ne demek, Liberalism nerede nasıl kullanılır?
Classical liberalism : Klasik liberalizm. Felsefesi klasik iktisadın, iktisadi insan, görünmez el ve bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler ilkelerine dayanan iktisadi sistem.
Economic liberalism : Ekonomik serbestlik. Ekonomik liberalizm. Bir piyasanın serbest rekabete açık olması. Ekonomi liberalizmi. İktisadi liberalizm. bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler ilkesi doğrultusunda iktisadi etkinliklerin tamamen piyasa güçlerine bırakılmasıyla kaynakların en etkin dağılımının ve kullanımının sağlanacağını savunan öğreti.
Neo liberalism : Yeni liberalizm. 1970li yıllarda başlayan ve derinleşen stagflasyon sürecinden çıkılması için gündeme gelen, piyasa mekanizmasına tekrar işlerlik ve etkinlik kazandırmak için devletin ekonomideki yerinin ve rolünün daraltılması gerekliliğini savunan, parasalcılık, arz yanlı iktisat, yeni klasik iktisat, anayasal iktisat ve mülkiyet okulu bileşenlerinden oluşan yeni iktisadi yaklaşım.
Illiberalism : Devletçilik. Toplumculuk.
Liberalisation : Liberalleşme. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberal olma eylemi veya süreci. Liberalleştirme. Liberalizasyon. Libere etme. Serbestleştirme. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalization). Serbestleşme.
Liberalise : Özgürleşmek. Serbestleştirmek. Özgürleştirmek. Serbestleşmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Serbestlik getirmek. Erkin kılmak. Liberalleşmek. Bağımsızlaştırmak. Bağımsız kılmak.
Liberalize : Özgürleşmek. Liberal kılmak. Özgürleştirmek. Erkin kılmak. Liberalleşmek. Serbestleştirmek. Serbestleşmek. Serbestlik getirmek. Liberalleştirmek. Bağımsız kılmak.
Liberalist : Liberal kimse. Erkinci. Liberalizmi destekleyen kimse. Liberal. Özgürlükçü ve ilerici görüşleri olan kimse.
Liberalising : Özgürleştirmek. Bağımsız kılmak. Erkin kılmak. Bağımsızlaştırmak. Özgürleşmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Liberalleştirmek. Liberalleşmek. Serbestleştirmek. Serbestleşmek.
Liberalities : Eliaçıklık. Eli açıklık. Geniş görüşlülük. Cömertlik. Serbestlik. Liberallik. Özgürlükçülük.
İngilizce Liberalism Türkçe anlamı, Liberalism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liberalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leftism : Solculuk. Ekonomik ve siyasal erke değişik biçim ve ölçülerde halkın iye kılınmasını savunan, anamalcı toplumsal-ekonomik düzene değişik biçim ve ölçülerde karşı olan düşünce ve eylem akımlarının genel adı. Radikalizm (siyasi).
Liberals : Cömert. Vasi. Erkin. Genel. Hür. Liberal kimse. Liberal görüşlü kimse. Erkinci. Özgürlükçü kimse.
Ideology : Düşüngüdüm. Mefkure. Düşünyapı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Verimsiz düşünce. İdeoloji. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. Düşünce tarzı.
Breadth : Uzaklık. En. Saha. Genişlik (gemide). Vüsat. Düşünce özgürlüğü. Arz. Mesafe. Genişlik.
Liberalities : Eliaçıklık. Cömertlik. Serbestlik. Geniş görüşlülük. Eli açıklık.
Breadths : Saha. Mesafe. Vüsat. Genişlik (gemide). En. Düşünce özgürlüğü. Arz. Uzaklık. Genişlik.
Liberal : Genel. Erkinci. Özgür düşünceli. Cömert. Liberal parti üyesi. Geniş görüşlü. Oldukça büyük. Serbest fikirli. Eliaçık. Erkin.
Liberalness : Hoşgörü. Cömertlik. Eli açıklık. Cömert hediye. İlerici olma durumu.
Catholicity : Katolik kilisesi. Açık fikirlilik. Evrensellik. Geniş fikirlilik. Düşünce özgürlüğü. Katoliklik.
Libertarianism : Ekonomik ve siyasal ilişkilerde kişisel özgürlükleri savunan ekonomik felsefe. Özgür iradeye inanma. Kişinin özgürce düşünme ve hareket etme hakkını destekleme. Özgürlüğe inanma.
Liberalism synonyms : neoliberalism, political orientation, political theory, economic theory, liberality.
Liberalism ingilizce tanımı, definition of Liberalism
Liberalism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Liberal principles. Specifically, the principles of the Liberal party. The principles and methods of the liberals in politics or religion.

Bu kısımda Liberalism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liberalism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liberalism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liberalism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.