Neo liberalism türkçesi Neo liberalism nedir

  • 1970’li yıllarda başlayan ve derinleşen stagflasyon sürecinden çıkılması için gündeme gelen, piyasa mekanizmasına tekrar işlerlik ve etkinlik kazandırmak için devletin ekonomideki yerinin ve rolünün daraltılması gerekliliğini savunan, parasalcılık, arz yanlı iktisat, yeni klasik iktisat, anayasal iktisat ve mülkiyet okulu bileşenlerinden oluşan yeni iktisadi yaklaşım.
  • Yeni liberalizm.
  • İktisat alanında kullanılır.

Neo liberalism ingilizcede ne demek, Neo liberalism nerede nasıl kullanılır?

Neo : Neo-. Yeni.

Liberalism : Düşünme ve konuşma özgürlüğünü benimseyen, kişileri doğal yetenek ve ilgileri yönünde geliştirmeyi eğitimin temel ereklerinden sayan görüş. zihnin, özellikle mantık, matematik, klasik diller ve fizikötesi gibi bilgi dallarını kapsayan bir öğretim programı ile özgürlüğe kavuşabileceğini ileri süren eğitim görüşü. Serbest dış ticaret görüşü. Erkincilik. Serbest fikirlilik. Ekonomide yasalar sınırı içinde kalmak koşulu ile her tür girişimde alabildiğine özgürlüğü olumlu kılan yöntem. Liberalizm. Liberallik. Ekonomik yaşamda hem bireyin, hem de toplumun en büyük çıkarını gerçekleştirmenin en iyi yolunun yarışma özgürlüğü olduğunu savunan öğreti. (erkinci ekonomi düzeninin siyasal görüşü)insanın haksız ya da gereksiz sayılan bütün zorlama ve baskılardan kurtarılmasını savunan öğreti. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hür fikirlilik.

 

Neo adjuvant chemotherapy : Adjuvant tedavinin kısıtlı ölçüde uygulanan bir biçimi. Neo-adjuvant kemoterapi.

Neo catholic : Modern katolik. Neo-katolik.

Neo colonialism : Eski sömürgelerin ulusal bağımsızlıklarına kavuşması üzerine sömürgeci toplumların, açık siyasal egemenlik kurmaksızın, uluslararası ticaret ve ekin ilişkileri yoluyla bu toplumlar üzerindeki sömürülerini sürdürmeleri olgusu. Diğer ülkeleri ekonomik. Yeni sömürgecilik. Siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma.

Neo corporatism : Fransız devriminden sonra orta avrupa’da düşünce olarak ortaya çıkan, daha sonra yeni korporatizm adını alan, ilk kez italya’da mussolini’nin iktidara gelmesiyle uygulanan ve ardından almanya ve ispanya’daki diktatör rejimlerce de benimsenen, sınıfların loncalar biçiminde tanımlandığı ve devletin loncaları temsil eden bir organ olarak iktisadi hayata sınırsız bir biçimde müdahale ettiği, iş çevreleriyle sendikalar arasındaki sınıf çatışmasını dengelenmeye çalıştığı ve özünde kapitalist sistemin korunduğu, sosyalizm ve sendikalizm karşıtı olan iktisadi sistem. krş. korporatist devlet. Korporatizm.

Neo darwinism : Evrimin temel sebebi olarak doğal seçimi kabul eden darwin teorisinin yeniden canlandırılması. neo darwinizm. Yeni-darvinizm. Yeni darwincilik. Modern genetiğin bulgularıyla darwincilik.

İngilizce Neo liberalism Türkçe anlamı, Neo liberalism eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Neo liberalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Neo liberalism synonyms : a change in supply, a shift in supply, a shift in individual demand, a type mutual funds, a pass through certificate, a shift in demand.