Liberalities türkçesi Liberalities nedir

Liberalities ingilizcede ne demek, Liberalities nerede nasıl kullanılır?

Liberality : Serbestlik. Eliaçıklık. Geniş görüşlülük. Eli açıklık. Özgürlükçülük. Liberallik. Cömertlik.

Illiberality : Eli sıkılık. Cimrilik. Bağnazlık. Bilgisizlik. Dar görüşlülük.

Liberalisation : Liberalleştirme. Liberal olma eylemi veya süreci. Serbestleştirme. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberalizasyon. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalization). Libere etme. Serbestleşme. Liberalleşme.

Liberalise : Liberalleştirmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Bağımsız kılmak. Serbestlik getirmek. Serbestleşmek. Liberalleşmek. Özgürleştirmek. Bağımsızlaştırmak. Serbestleştirmek. Özgürleşmek.

Liberalised : Liberalleştirilmiş. Liberal olmuş (ayrıca liberalized). Özgürleştirilmiş.

Liberalistic : Liberal. Liberalvari.

Liberalization : Serbestleştirme. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Libere etme. Liberalleşme. Liberalleştirme. Serbestleşme. Liberal kılma. Liberalizasyon. Liberal olma eylemi veya süreci.

 

Liberalising : Bağımsız kılmak. Serbestleşmek. Özgürleşmek. Serbestleştirmek. Liberalleşmek. Bağımsızlaştırmak. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Özgürleştirmek. Erkin kılmak. Liberalleştirmek.

Liberalizer : Serbestleştiren. Liberalleştiren.

Liberalist : Liberalizmi destekleyen kimse. Özgürlükçü ve ilerici görüşleri olan kimse. Erkinci. Liberal. Liberal kimse.

İngilizce Liberalities Türkçe anlamı, Liberalities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liberalities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Generosities : Açık ellilik. Gönlübüyüklük. Diğergamlık. Semahat. Bonkörlük. Ağalık. Soylu davranış. Alicenaplık. Büyüklük. Fedakarlık.

Looseness : Bolluk. Boşluk. İshal. Oynaklık. Salıntı. Gevşeklik. Hoppalık. Hafiflik. Düşüklük. Düzensizlik.

Bounteousness : Gürlük. Hayırseverlik. Çokluk. Bolluk. İyilikseverlik.

Leisures : İşsizlik. Serbest zaman. Boş zaman aktivitesi. Tatil. Boş vakit. Fırsat. Uygun zaman. Dinlence.

Openhandedness : Açık ellilik.

Bounty : Bağış. Armağan. Hediye. Prim. Ödenek. Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para. Cömertçe verilmiş şey. İhsan.

Exemption : İstisna. Gerçek ve tüzel kişilerin belli koşullar altında kısmen veya tamamen vergi, harç gibi yükümlülüklerin dışında tutulması. Bazı gerçek ve tüzel kişilerin ya da bir bölüm özdeklerin ve malların yasalarla vergi, ödentilerden sürekli ya da geçici olarak bağışık tutulması. belirli bazı olaylarda güvencecinin görülen dokunca karşılığını ödemekle yükümlü tutulmaması. Bağışıklık. Muaf bırakma. Yurda kesin olarak sokulan bir malı, yasaların gümrük vergisine bağlı tutmaması, a. bk. gümrük bağışıklığı. Çürüğe ayırma. Dokunulmazlık. Muafiyet.

 

Benevolence : Hayır. Sadaka. Hayırseverlik. İyilik. Kayra. İhsan. Yardım. Yardımseverlik. Bağış.

Bounties : Armağan. Hediye. Prim. Bağış. İkramiye.

Munificence : Alicenaplık.

Liberalities synonyms : magnanimity, obstreperousness, freeness, catholicity, unsparingness, breadth, leisureliness, independence, liberalism, greatheartedness, liberalness, handsomeness, generosity, breadths, laxation, chivalries, chivalry, largesse, generousness, liberality, charitableness, latitudes, leisure, lankness, latitude, donorship, bountifulness, beneficence, permissiveness, largess, liberty, libertarianism.