Bounties türkçesi Bounties nedir

Bounties ingilizcede ne demek, Bounties nerede nasıl kullanılır?

Bountiful : Bol. Eli açık. Cömert. Çok. Utah eyaletinde şehir. Feyizli.

Bountifully : Bolca. Fazla fazla. Bol bol. Cömertçe.

Bountifulness : Bolluk. Çokluk. Cömertlik. Gürlük.

Lady bountiful : Fakirlere yardım ederek kendisini zengin göstermeyi seven kadın. Hayırsever kadın.

Bounteous : Bol. Eliaçık. Cömertçe verilmiş. Cömert. Eli açık. Çok. Semih.

Bounteously : Bolca. Çokça. Eli açık bir şekilde. Cömertçe.

Bounce up : Hakem atışı. Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.

Bounce off : Sekmek ve geri gelmek. Sekmek.

Bounty : Hediye. Eliaçıklık. Semahat. Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para. Cömertçe verilmiş şey. Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu. İkramiye. İhsan. Cömertlik.

Export bounty : İhracat primi. İhraç primi. Bir başka ülkede satılmak üzere malların bol miktarda bir ülkeden nakliyesinden alınan prim. İhracat pirimi.

 

İngilizce Bounties Türkçe anlamı, Bounties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bounties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donation : Ata. Para yardımı. belirli konular üzerinde yapılacak işlerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere yapılan para yardımı. Bir kimsenin, kuruluşun veya ülkenin ayni ya da nakdi varlıklarını bir başka kişi, kurum veya ülkeye karşılıksız olarak devretmesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vakıf. Hibe. Atiyye. İane. Yardım.

Generosities : Soylu davranış. Semahat. Diğergamlık. Alicenaplık. Gönlübüyüklük. Fedakarlık. Büyüklük. Ağalık. Bonkörlük.

Boons : Rahatlık. İyilik. Neşeli. Lütuf. Nimet. İhsan.

Emolument : Gelir. Aylık (maaş vb). Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Vergin. Ücret. Kazanç. Temettü. Maaş. Aylık.

Present : Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Bugünkü. Takdim etmek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahnede göstermek. Şu anki. Sunmak. Şimdiki. Şimdiki zaman.

Contribution : Aidat. İştirak. Katkı. Kalıtım. Yardım. Yazı. Pay. Muavenet.

Cumshaws : Şükran. Bahşiş. Yapılan bir işe karşılık verilen hediye.

Premiums : Ödül. Çıraklık ücreti. Kar payı. Getiri.

Gratuities : Tazminat. Bedava. Bahşiş. Emeklilik ikramiyesi. Teberru.

Donative : Yardım. Bağışa ait.

Bounties synonyms : international law enforcement agency, royal canadian mounted police, benevolence, law, bestowment, police force, charitableness, gifts, perquisite, gratification, greatheartedness, chivalries, bonus, bounty, largesse, generousness, lagniappe, contango, constabulary, donatives, handsomeness, premium, bestowals, contributions, charity, indemnity, cumshaw, gratifications, bestowal, bounteousness, gift, generosity, beneficence.

 

Bounties zıt anlamlı kelimeler, Bounties kelime anlamı

Unrewarding : Maaş vermeyen. Maaşsız. Ücretsiz. Memnun etmeyen. Ücret vermeyen. Tatmin etmeyen. Memnuniyet vermeyen. Sevindirmeyen.