Bounty türkçesi Bounty nedir
- Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu.
- Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para.
- Cömertçe verilmiş şey.
- İhsan.
- Cömertlik.
- Prim.
- Ödenek.
- Hediye.
- İktisat alanında kullanılır.
- İkramiye.
- Bağış.
- Semahat.
- Eliaçıklık.
- Armağan.
Bounty ile ilgili cümleler
English: Jale is a famous bounty hunter.
Turkish: Jale ünlü bir ödül avcısıdır.
English: Ali always dreamed of becoming a bounty hunter.
Turkish: Ali her zaman bir kelle avcısı olmayı hayal etti.
English: Ali thought that Mary would make a good bounty hunter.
Turkish: Ali Mary'nin iyi bir kelle avcısı olacağını söyledi.
English: Are you sure Tom is a bounty hunter?
Turkish: Tom'un bir kelle avcısı olduğundan emin misin?
Bounty ingilizcede ne demek, Bounty nerede nasıl kullanılır?
Export bounty : İhracat primi. Bir başka ülkede satılmak üzere malların bol miktarda bir ülkeden nakliyesinden alınan prim. İhraç primi. İhracat pirimi.
Bountyless : Hayırsever olmayan. Cömert olmayan. Eli açık olmayan. İyiliksever olmayan.
Bounteous : Eli açık. Çok. Semih. Cömertçe verilmiş. Cömert. Bol. Eliaçık.
Bounteously : Bolca. Çokça. Eli açık bir şekilde. Cömertçe.
Bounteousness : Bolluk. Çokluk. İyilikseverlik. Eli açıklık. Gürlük. Hayırseverlik. Cömertlik.
Bountifulness : Gürlük. Çokluk. Cömertlik. Bolluk.
Bounties : Hediye. Cömertlik. İkramiye. Armağan. Bağış. Prim.
Bountiful : Utah eyaletinde şehir. Bol. Feyizli. Eli açık. Cömert. Çok.
Bounce pass : Zıplatarak aktarma. Yerden sektirilerek atılan pas. Yere çarptırılarak verilen pas. Yerden pas. Baunspas dediğimiz. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması.
Lady bountiful : Hayırsever kadın. Fakirlere yardım ederek kendisini zengin göstermeyi seven kadın.
İngilizce Bounty Türkçe anlamı, Bounty eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bounty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gratuity : Bedava. Tazminat. İşten ayrılan kimseye verilen fazladan para. Emeklilik ikramiyesi. Teberru. Bahşiş.
Gratification : Doyum. Tatminkar. Para ödülü. Mükafat. Sevinç. Neşe. Haz. İftihar. Hoşnutluk.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Bounteousness : Bolluk. Hayırseverlik. Eli açıklık. Gürlük. Çokluk. İyilikseverlik.
Magnanimity : Yüce gönüllülük. Asillik. Alicenaplık. Bağışlayıcık. Eli açıklık. Yücelik.
Boons : Nimet. İyilik. Rahatlık. Neşeli. Lütuf.
Free gift : Karşılıksız hediye. Promosyon.
Allowance : Müsaade. Avans (spor terimi). Göz önünde tutma. Özel bir araç için ayrılan. İzin. Bir işin yapılması için ayrılan para. Sağlanan para. İndirim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Cumshaw : Bahşiş. Şükran. Yapılan bir işe karşılık verilen hediye.
Lagniappe : Alışveriş yapıldığında yanında verilen hediye. Satın alınan bir ürünün yanında verilen hediye. Satın alınan malla beraber verilen hediye.
Bounty synonyms : h.m.s. bounty, liberality, bestowal, a type mutual funds, premiums, abolition of forced labour convention, supplies, bonification, benefaction, lagniappes, benefactions, abnormal budget, charity, gift, gifting, a pass through certificate, abnormal budget receipts, dotation, generosities, gifts, chivalry, ability rent, liberalities, donatives, allocation, adaptive expectations theory, openhandedness, subvention, benevolence, a shift in individual demand, ability to pay approach, generosity, perquisite.
Bounty zıt anlamlı kelimeler, Bounty kelime anlamı
Stinginess : Mıhsıçtılık. Hasislik. Bahilik. Çingenelik. Pintilik. Cimrilik. Sıkılık.
Scarcity : Kıtlık. Nadirlik. Seyreklik. Nedret. Bir oluşumun ortaçlığını yitirerek yayılma ve dağılma göstermesi. Az bulunurluk. Kesat. Enderlik ilkesi. Yetersizlik.
Bounty ingilizce tanımı, definition of Bounty
Bounty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Goodness, kindness. Worth. Virtue.

Bu kısımda Bounty kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bounty ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bounty anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bounty ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.