Export bounty türkçesi Export bounty nedir

  • İhracat pirimi.
  • İhracat primi.
  • İhraç primi.
  • Bir başka ülkede satılmak üzere malların bol miktarda bir ülkeden nakliyesinden alınan prim.

Export bounty ingilizcede ne demek, Export bounty nerede nasıl kullanılır?

Export : İhracat. Dışarıya yollamak. İhraç. Götürmek. Yurtdışına satmak. İhraç malı. İhracat yapmak. İhraç etmek. Dışsatım. Dışsatım yapmak.

Bounty : Ödenek. Eliaçıklık. Cömertlik. Semahat. Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para. Hediye. İkramiye. Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu. Armağan.

Export association : İhracat birliği.

Export by consignement : Konsinye dışsatım. Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım.

Export commodity : İhracat ürünü. İhracat maddesi. İhracat maddeleri.

Export credit : Satılmak için diğer ülkelere gönderilen mallar için verilen kredi. İhracat kredisi.

İngilizce Export bounty Türkçe anlamı, Export bounty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Export bounty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drawback : Dezavantaj. Gümrük, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir maldan, o malı oluşturan maddelerden, bunların yapılmasında kullanılanlardan, girişte alınan vergilerin bir bölüğünü ya da tümünün, o malın çıkışında geri verilmesi yöntemi. bu kurala göre geri verilen verginin niceliği. Bir ülkeye giren mallardan alınan gümrük vergisinin o malların tekrar yurt dışma çıkarılmaları halinde iyesine geri verilmesi. Zorluk. Sorun. Engel. Eksiklik. Çekince.

Export subsidy : İhracat sektörünü desteklemek için devlet tarafından verilen parasal katkılar. Çıkış primi. İhracat sübvansiyonu. İhraç sübvansiyonu. İhracat desteği. İhracatta uygulanan sübvansiyon. İhracata devlet desteği. İhracat desteklemesi.

Drawbacks : Dezavantaj. Ayakbağı. Sorun. Güçlük. Mahzur. Engel. Eksiklik. Çekince. Zorluk.