Liberalised türkçesi Liberalised nedir
- Liberalleştirilmiş.
- Liberal olmuş (ayrıca liberalized).
- Özgürleştirilmiş.
Liberalised ingilizcede ne demek, Liberalised nerede nasıl kullanılır?
Liberalise : Serbestleştirmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Özgürleşmek. Liberalleşmek. Serbestlik getirmek. Erkin kılmak. Bağımsızlaştırmak. Liberalleştirmek. Bağımsız kılmak. Serbestleşmek.
Liberalisation : Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberalleşme. Liberalizasyon. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Serbestleşme. Liberalleştirme. Libere etme. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalization). Serbestleştirme. Liberal olma eylemi veya süreci.
Liberalising : Serbestleştirmek. Erkin kılmak. Liberalleşmek. Bağımsızlaştırmak. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Liberalleştirmek. Bağımsız kılmak. Özgürleşmek. Serbestleşmek. Serbestlik getirmek.
Liberalism : Hür fikirlilik. Özgürlükçülük. Serbest fikirlilik. Ekonomide yasalar sınırı içinde kalmak koşulu ile her tür girişimde alabildiğine özgürlüğü olumlu kılan yöntem. Liberalizm. Ekonomik yaşamda hem bireyin, hem de toplumun en büyük çıkarını gerçekleştirmenin en iyi yolunun yarışma özgürlüğü olduğunu savunan öğreti. (erkinci ekonomi düzeninin siyasal görüşü)insanın haksız ya da gereksiz sayılan bütün zorlama ve baskılardan kurtarılmasını savunan öğreti. Liberallik. Özel girişime dayanan ekonomik kuram. Düşünme ve konuşma özgürlüğünü benimseyen, kişileri doğal yetenek ve ilgileri yönünde geliştirmeyi eğitimin temel ereklerinden sayan görüş. zihnin, özellikle mantık, matematik, klasik diller ve fizikötesi gibi bilgi dallarını kapsayan bir öğretim programı ile özgürlüğe kavuşabileceğini ileri süren eğitim görüşü. Erkincilik.
Liberalist : Erkinci. Liberal kimse. Liberalizmi destekleyen kimse. Liberal. Özgürlükçü ve ilerici görüşleri olan kimse.
Neo liberalism : Yeni liberalizm. 1970li yıllarda başlayan ve derinleşen stagflasyon sürecinden çıkılması için gündeme gelen, piyasa mekanizmasına tekrar işlerlik ve etkinlik kazandırmak için devletin ekonomideki yerinin ve rolünün daraltılması gerekliliğini savunan, parasalcılık, arz yanlı iktisat, yeni klasik iktisat, anayasal iktisat ve mülkiyet okulu bileşenlerinden oluşan yeni iktisadi yaklaşım.
Classical liberalism : Klasik liberalizm. Felsefesi klasik iktisadın, iktisadi insan, görünmez el ve bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler ilkelerine dayanan iktisadi sistem.
Liberalities : Geniş görüşlülük. Cömertlik. Serbestlik. Eli açıklık. Eliaçıklık. Liberallik. Özgürlükçülük.
Liberalization : Liberal kılma. Dışalım, dışsatım ve sermaye hareketleri üzerindeki her türlü kısıtlamanın kaldırılması veya azaltılması. ekonomide her türlü devlet müdahalesinin azaltılması veya tamamen kaldırılması ile serbest piyasa düzeneği işleyişinin sağlanması. Liberal olma eylemi veya süreci. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Liberalizasyon. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberalleştirme. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalisation). Serbestleştirme.
Liberalistic : Liberal. Liberalvari.
İngilizce Liberalised Türkçe anlamı, Liberalised eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liberalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Liberalise : Erkin kılmak. Serbestlik getirmek. Bağımsızlaştırmak. Serbestleştirmek. Liberalleşmek. Serbestleşmek. Özgürleşmek. Liberalleştirmek. Özgürleştirmek. Bağımsız kılmak.
Ideology : Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. Düşünyapı. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Mefkure. İdeoloji. Verimsiz düşünce. Düşünce tarzı. Düşüngüdüm. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Change : Değiştirmek. Bozdurmak. Dönüşmek. Değiş tokuş etmek. Bozmak. Para bütünlemek. Haline gelmek. Üzerini değişmek. Takas etmek. Değişikliğe gitmek.
Decontrol : Kontrolü kaldırma. Serbest bırakmak. Kontrolü kaldırmak. Kontrolünden çıkarmak. Denetimi kaldırmak. Denetimin kaldırılması.
Liberalized : Liberal olmuş (ayrıca liberalised).
Modify : Değişiklik yapmak. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Üzerinde değişiklik yapmak. Tamlamak. Nitelemek. Değiştirmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Biraz değiştirmek. Azaltmak. Hafifletmek.
Alter : Kısırlaştırmak. Değişmek. Değişiklik geçirmek. Başka türlü olmak. Başkalaşmak. Evirmek. Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Başkalaştırmak.
Liberalised synonyms : political theory, neoliberalism, political orientation.
Liberalised zıt anlamlı kelimeler, Liberalised kelime anlamı
Juvenile : Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Delikanlı. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Çocuksu. Juvenil. Çocuk. Gençlik. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Genç. Yavru.
Conservative : Koruyucu. Eski kafalı. Korunumlu. Gösterişsiz. Riske girmek istemeyen. Mantıklı. Önlemli. Konservatif. İhtiyat. Hiç aşırıya kaçmayan.
Stay : Kalış. Alıkoymak. Erteleme. Kalma. ...olarak kalmak. Önlemek. Dayanmak. Bastırmak (açlığı). Beklemek. İkamet etmek.

Bu kısımda Liberalised kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liberalised ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liberalised anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liberalised ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.