Juvenile türkçesi Juvenile nedir

  • Gençlikte olan, gençliğe ait olan.
  • Jön.
  • Juvenil.
  • Çocuksu.
  • Gençlik.
  • Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler.
  • Genç.
  • Jüvenil.
  • Gençliğe ait.
  • Olgunlaşmamış.
  • Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yavru.
  • Delikanlı.
  • Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol.
  • Çocuk.
  • Genç erkek rolü.
  • Gençlere özgü.
  • Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol.

Juvenile ile ilgili cümleler

English: Ali is a juvenile delinquent.
Turkish: Ali bir çocuk suçlu.

English: That's so juvenile.
Turkish: Bu çok çocukça.

Juvenile ingilizcede ne demek, Juvenile nerede nasıl kullanılır?

Juvenile book : Çocuk kitabı.

Juvenile cellulitis : Aynı anneye ait, süt emen bir veya daha fazla köpek yavrusunda görülen, yüz, baş ve kulak derisinde kabartı, sivilce, kabuklanma, kıl dökülmesi ve çene altı lenf yumrularında irinleşmeyle belirgin, genellikle streptokok türleri izole edilse de, nedeni kesin olarak bilinmeyen deri enfeksiyonu, köpek eniklerinin steril granülomlu dermatitisi ve lenfadenitisi, köpek eniği pyoderması. Köpek eniği sellülitisi.

Juvenile court : Çocuk mahkemeleri. Çocuk mahkemesi.

Juvenile delinquency : Çocuğun suç işlemesi. Çocuk suçluluğu. Reşit olmayanın suçluluğu. Yaş bakımından yasalar önünde daha ergin sayılmayan gençlerin toplum kurallarına aykırı eylemlerde bulunmaları durumu. Gençlik suçluluğu. Çocuk suçları.

 

Juvenile delinquent : Çocuk suçlu. Suçlu çocuk.

Juvenile offender : Çocuk suçlu.

Juvenile diabetes : Çocuklarda görülen akut diyabet şekli (günlük insülin enjekte etme gerektirir). Juvenil diyabet. Juvenil diabet.

Juvenile pustular psoriasiform dermatitis : Juvenil püstüler psoriasiform dermatitis. Pitiryazis rozea.

Juvenile lady : Genç kız kahraman. Bulvar tiyatrosunda, olay dizisinin merkezinde olan genç kız rolü.

Juvenile delinquents : Çocuk suçlular. Çocuk suçlu.

İngilizce Juvenile Türkçe anlamı, Juvenile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Juvenile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lad : En küçük mutlak sapma. Adam. Garson. Kızan. Genç adam. Erkek çocuk. Seyis yamağı.

Jejuneness : Tecrübesizlik. Gelişmemiş olma. Delikanlılık. Toyluk. Besin değeri olmama niteliği. Sönüklük. Çocukluk. Olgun olmama. Kuvvetsizlik. Uysallık.

Child : Çaylak. Seyahatte. Soy bakımından oğul veya kız. Küçük. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Evlat. Sonuç. Küçük yaştaki oğlan veya kız.

Immatures : Toy. Olmamış. Ham. Olgun olmayan. Gelişmemiş. İmmatür.

Bambino : Bebek (italyanca). Bebek.

Puerile : Boş. Pueril. Çocukça. Aptalca.

Brats : Yaramaz çocuk. Arsız çocuk. Yumurcak. Arsız veya haşarı veya yaramaz çocuk. Piç. Kopil. Şımarık çocuk. Velet. Piç kurusu.

Childlike : İçten. Çocuk gibi. Samimi. Masum. Çocuk ruhlu.

Nonadult : Yetişkinler için uygun olmayan. Reşit olmayan. Yetişkin olmayan.

 

Agelessness : Yaşlanmamazlık. Ölümsüzlük. Zaman ötesi olma. Eskimemezlik. Eskimezlik. Asla yaşlanmamazlık.

Juvenile synonyms : ladler, cuss, cub, green, feller, childing, childish, bantling, the offspring, adolescence, chick, a slip of a boy, in petticoats, juvenilities, cubs, blighters, saplings, babying, blighter, may, young man, babies, garcons, dewing, bairns, infant, rudimentary, immature, dandiprat, youthful, sucking, babied, vernal.

Juvenile zıt anlamlı kelimeler, Juvenile kelime anlamı

Mature : Matür. Tekamül etmek. Ergin. Dinlendirmek (şarap). Tekemmül etmek. Kemale erdirmek. Kemale ermiş. Olgunlaştırmak. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür.

Adult : Yetişkin kişi. Er kişi. Büyümüş. Reşit. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Yetişkin. Erişkin. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Juvenile ingilizce tanımı, definition of Juvenile

Juvenile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used sportively or familiarly. A young person or youth. As, a juvenile appearance. Youthful. Young.