Lieutenant türkçesi Lieutenant nedir
- Sağ kol.
- Deniz yüzbaşı.
- Vekil.
- Mülazım.
- Yüzbaşı (deniz).
- Teğmen.
- Yardımcı.
- Üsteğmen.
- Yüzbaşı.
- Üsteğmen (ingiliz ingilizcesi).
- Teğmenlik.
Lieutenant ile ilgili cümleler
English: He was demoted to the rank of lieutenant.
Turkish: Teğmenliğe tenzil edildi.
English: The camp was under the command of Lieutenant Jackson.
Turkish: Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.
English: Ali was a lieutenant.
Turkish: Ali bir teğmendi.
English: He is a lieutenant.
Turkish: O bir teğmendir.
Lieutenant ingilizcede ne demek, Lieutenant nerede nasıl kullanılır?
Lieutenant colonel : Yarbay.
Lieutenant commander : Kıdemli yüzbaşı. Binbaşı (deniz). Ön yüzbaşı. Deniz binbaşı. Önyüzbaşı (deniz). Deniz binbaşısı.
Lieutenant general : Korgeneral.
Lieutenant governor : Mutasarrıflık. Vali muavini. Vali yardımcısı. Devlet başkan vekili. Vali vekili.
First lieutenant : Üsteğmen.
Lieutenancies : Teğmenlik. Yüzbaşılık.
Second lieutenant : Teğmen.
Lieutenancy : Teğmenlik. Yüzbaşılık.
Lieutenants : Sağ kol. Mülazım. Yardımcı. Deniz yüzbaşı. Yüzbaşı (deniz). Üsteğmen. Yüzbaşı. Teğmen. Vekil. Üsteğmen (ingiliz ingilizcesi).
Sublieutenant : Deniz teğmeni.
İngilizce Lieutenant Türkçe anlamı, Lieutenant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lieutenant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adjutant : Emir subayı. Hint leyleği. Yaver. Emir astsubayı. Muavin. Merkez kısım amiri.
Accessorily : Bütünleyici bir şekilde. Yardımcı bir rol üstlenerek. Bir suçluya suç ortağı olarak. Destek olarak. Yardımcı olarak.
Adjoint : Eklenik. Eklenmiş. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Ek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Mücavir. Sınırdaş. Bitişik.
Adjuncts : İkinci dereceden şey. Mütemmim. İlave. Ek. Niteleme sözcüğü. Muavin. Tamamlayıcı. Tamamlayan. İkinci derecede olan şey.
Accessorius : Vücudun bir başka kısmının hareket etmesine yardımcı olan kas veya sinir. Aksesoryus. Eklenen, ilave edilen, yardımcı. Vücudun diğer bir kısmının hareketlerine yardımcı olan kas (ya da sinir, bez, vs.).
Sublieutenant : Deniz teğmeni.
Subaltern : Madun. Astsubay. Alt. İkincil. Altık. Ast.
Adjunct : İlave. Muavin. Ek. Tamamlayıcı. Mütemmim. İkinci dereceden şey. Tamamlayan. Niteleme sözcüğü. İkinci derecede olan şey.
Attorneys : Avukat. Dava vekili. Avukatlar.
Attorney : Dava vekili. Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Yasal kovuşturucu. Mümessil. Avukat. Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Temsilci. Avukatlık.
Lieutenant synonyms : police lieutenant, 2nd lieutenant, 1st lieutenant, peace officer, assignee, acting, commissioned military officer, right hand, captain, lieutenancies, acolyte, adjutants, subalterns, acolytes, commissioner, lieutenancy, adjuvant, actings, commissionaire, administrator, administratrices, centurion, assignees, right arm, agent, barristers, accessaries, administrators, first lieutenant, captaining, adjoints, law officer, captains.
Lieutenant ingilizce tanımı, definition of Lieutenant
Lieutenant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An officer who supplies the place of a superior in his absence. A representative of, or substitute for, another in the performance of any duty.

Bu kısımda Lieutenant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lieutenant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lieutenant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lieutenant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.