Living newspaper türkçesi Living newspaper nedir

  • Kısa, etkileyici sahnelerle günlük olayları eleştiren ve toplumsal sorunlara değinen gösteri türü. bk. canlı gazete.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Gazete tiyatrosu.

Living newspaper ingilizcede ne demek, Living newspaper nerede nasıl kullanılır?

Living : Geçim yolu. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Sağ. Hayat. Geçinme. Kullanılan. Geçim. Güncel. Yaşam tarzı. Yaşama.

Newspaper : Genellikle günlük, kimi zaman haftalık ya da haftada birkaç kez olmak üzere yayımlanan, güncel haber ve bilgileri veren süreli yayın. Gazete.

Living account : Yatırım ve çekimleri gereği genel görüntüleri bakımından canlı ve devinmeli sayışımlar. Devinimli sayışım. Hareketli hesap. Canlı hesap.

Living allowances : Görevli ve işçilerin işyerlerinde ya da işyeri dallarındaki yeme, içme ve barındırılmalarıyla, tedavi, ilaç, güvence ve emekli kesenekleri, giyimleri ve benzerlerini kapsayan giderler. Yeme-içme ve barındırma giderleri. Geçim parası.

Living and other : Sabit ve diğer.

Living being : Canlı. Canlı varlık.

İngilizce Living newspaper Türkçe anlamı, Living newspaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Living newspaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alley theme : Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

Amateur theater : Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Amatör tiyatro. Özenci tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu.

Active hero : Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu.

Acting manager : Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Yönetici. Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli.

Abstractionism : Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutlama. Soyutçuluk. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Abstraksiyonizm.

Adaptability : Adapte olabilirlik. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Uyarlama yeteneği. Uyarlanabilirlik. İntibak kabiliyeti. Uysallık. Uyumluluk. Uyarlanırlık.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

 

Actor manager : Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Oyuncu yönetici. Toplulukbaşı. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Aktör yönetmen. Oyuncu-yönetmen.

Abstract theatre : Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Soyut tiyatro.

Living newspaper synonyms : alto, allegory, acrobacy, after piece, act drop, analyze.